banner228

banner232

banner301

banner302

banner61

ALİ BATURAY YAZDI

banner65

banner215
Genel 02.10.2022, 18:25
ALİ BATURAY YAZDI
banner216
banner4

Bir yangın klasiği yaşandı yine Ağırdağ- Boğaz bölgesinde…

   Yine korkunç bir yangın ve yaklaşık 350 dönümlük alan içerisinde bulunan çam ağaçları, maki bitki örtüsü yandı.

    Laden Sokak ve Yasemin Sokak üzerinde bulunan beş ev ve dört otomobil, zarar gördü.

    Bölge halkının yaşadığı çok büyük korku ve panik, ömürlerinden ömür aldı.

    Bir anda alevler arasında kalmak, canını, malını kaybetme ihtimaliyle burun buruna kalmak en az yangının verdiği zarar kadar yıkıcı, korkunç bir travmadır.

    Yangınla ilgili haberler verirken, geçmiş yangın haberlerinde okumaya ya da duymaya alıştığımız şu ifadelere rastlarsınız mutlaka. O da şu; “İtfaiye ekipleri, Sivil Savunma ekipleri, askeri birliklerden askerler, belediye ekipleri ve bölge halkı yangına müdahale etti.”

   Buna böyle klişeleşmiş cümle gibi bakar birçok kimse ama o kadar basit değildir o mücadele…

   Orada o ekiplerin verdiği mücadeleyi çıplak gözle görmeniz gerekir ki ne kadar zor ve takdir edilesi bir iş yaptıklarını anlayabilesiniz…

   Elbette İtfaiyenin ve Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığının asli görevlerindendir bu yangınlara müdahale, yangın çıkan bölgeye göre de o bölgede belediyenin, askerlerin ve bölge halkın katkıları eklenir buna.

   Takdir edilesi tüm çabalarına rağmen, bu ekiplerin her yangına müdahalesinin sonuç veremediğini biliyoruz, bazı yangınların dış destek alınmasına rağmen sönmediğini yakın tarihte yaşadık ve gördük. Yani önemli olan yangınların çıkmamasıdır.

   Peki yangınların engellenmesi, en aza indirilmesi ve daha erken müdahale etme yollarının bulunması için ülkemizde tedbir alınıyor mu? Kesinlikle hayır…  

   Defalarca benzer yangınlara maruz kaldığımız halde ders çıkarmıyoruz, yangınlara ve diğer felaketlere karşı kaderci bir yaklaşım içindeyiz, hiç olmaması için çaba sarf edeceğimize ne yaşarsak yaşayalım sonuçta “Yine de ucuz kurtulduk”, “Allah acıdı”, “yaraları saracağız” diyoruz, tüm yetkililer olay yerine koşar, sözde bölge halkını kucaklarlar, sonra da neden- sonuç ilişkileri unutulur gider…

   Birçok kez o yaralar sarılmaz da… Mağdur olanlar, sonraları açıklamalar, hatta eylem yapmak zorunda bile kalırlar kimi zaman…

   Şimdi Ağırdağ- Boğaz bölgesindeki yangının nedenine bakalım, çünkü bu konuda açıklama yapıldı ve “elektrik hatlarının rüzgârın etkisiyle birbirine temas etmesinden çıkan kıvılcımlar yangına neden oldu” denildi.

    Yani yine elektrik telleri… Onlarca yangının nedeni olarak açıklandı elektrik tellerinin birbirine temas edip kıvılcım yayması…

    Peki böyle bir durumda ne beklersiniz? Doğal olarak ormanlık alanlardaki elektrik tellerini gündemimize alıp, tedbirler üretmemiz değil mi? Ancak böyle bir şey olmuyor…

     Peki başka ülkeler ne yapıyormuş ve ne tavsiye ediyormuş bu konuda bir bakalım isterseniz.

     Öncelikle enerji nakil hatları tesis edilirken, ormanlık alanların dışında olacak veya yeraltından geçecek şekilde projelendiriliyormuş…

     Ülkeler, orman bölgelerinden geçecek enerji nakil hatları için tedbirler içeren çağdaş yönetmelikler hazırlar ve buna uyulmasını sağlarmış…

    Buna göre illaki buralardan direk geçecekse, başka teknolojik imkân yoksa, o zaman direkler ve iletkenler arası mesafeler gözden geçirilerek güvenlik sınırları yeniden belirlenirmiş…

    Orman bölgesinden geçen enerji nakil hatlarının yıl içinde birkaç kez periyodik bakımları zorunlu hale getirilirmiş…

    Hattın altındaki ağaçlar budanırmış ve altındaki otlar temizlenirmiş.

    Enerji nakil hatlarının sebep olduğu yangınlardan ilgili enerji dağıtım şirketi sorumlu olur, ondan hesap sorulur ve ona ciddi yaptırımlar uygulanırmış…

    Peki bizim bunları yapmamız o kadar zor mu? Bu ülke yönetenleri için zordur, en basiti olan hatların altındaki ağaçları budama ve altındaki otları temizlemeyi bile yapmıyorlar.

     Nereyi temizlediler ki? Yol kenarlarındaki otların temizlenmesi ve yangınların önlenmesi ihalesi bile koca yaz geçtikten sonra eylül ayının ortasında tamamlandı ve ekipler işe koyuldu.

     Yol kenarlarında onlarca yangın çıktıktan, neredeyse yeniden yeşil ot çıkmaya başladıktan sonra kuru ot temizliği yapıyorlar. Ha, ona da temizlik denirse tabii… Lefkoşa- Mağusa anayolu üzerinde yapılan kuru ot temizliği tam bir “dostlar alışverişte görsün” çalışması, göstermelikten öteye gidemiyor. O kadar özensiz, o kadar kalitesiz bir temizlik çalışması…

     Kimi kuru otları kesmişler, kimisini bırakmışlar… Hemen yolun kenarını göstermelik ama çok çirkin kesmişler ama bir adım ötede banketin tarlaya bakan bölümleri kalmış. Bariyerlerin etrafındaki otlar temizlenmemiş. İncecik saza benzer otları kesememiş nasıl olmuşsa bu ekiplerin aletleri. Kestiklerini iyi temizlememişler, tam bir rezalet…

     Yani biz bu ülkedeki yönetenlerden neler bekliyoruz ama onlar en basitini yapamıyor.

     Tabii orman yangınları konusunda Orman Dairesi’ne de çok büyük görevler düşüyor ama yokluklar, imkansızlıklar içindeki daireden çare beklemek, ölü gözünden yaş beklemek kadar imkânsız.

   Orman Dairesi, yangınları önlemek için yangın çıkma olasılığı yüksek yerleri tespit edip ciddi önlemler alıyor mu? Ormanlardaki yangın gözetleme kuleleri, özel kişilere kiralanması skandallarıyla karşınıza çıkması dışında esas misyonuyla kullanılabiliyor mu?

    Ha sahi, özele kiralanan gözetleme kulesiyle ilgili soruşturma ne oldu? O konuda sorumlu olan kişilerle ilgili soruşturma ileri götürülecek mi? O kişilerin davaları ne olmuştu sahi? Unutuluyor, unutturuluyor mu?

    Yangın çıkma riskinin yüksek olduğu yaz aylarında, ormanlarda yangınla mücadele

konusunda istihdam edilen mevsimlik işçiler yeterli eğitim aldı mı? Nerede? Bırakın eğitimlerini, o işçiler yasal çalışma sürelerinden fazla çalıştırılıyor, bu konudaki çabaları sonuç vermiyor ve bu mutsuz işçilerden kusursuz hizmet bekleniyor. Bu işçi sistemi de çare olsun diye değil, “olsun diye yapılan” bir organizasyondan öteye gidemiyor.  

    Ormanlara giriş- çıkışlar kontrol altında mı? Tabii ki hayır…

    Ormanlara ve aslında tüm arazilere yangına yol açan cam şişeler ve diğer camdan eşyalar, cam kırıklarının bırakılmaması için tedbir var mı, oralara bırakılanları toplamak gibi bir seferberlik var mı? Tabii ki yok…

    Benim de sorduğum soru mu yani? Ülkenin her tarafı çöplüğe dönüşmüş, çöplük ülkede cam şişeler, cam eşyalar, cam kırıkları olmaz mı?

    Peki ya insan hataları için tedbirler, cezalar ve eğitim var mı? Ormanlık alanlara yakın, ağaçlarla çevrili alanlarda evleri olanların, buralarda yangın çıkmaması için nasıl davranacaklarına dair eğitim, farkındalık çalışmaları var mı? Tabii ki yok…

     Piknik veya benzeri amaçlı yakılan ama iyi söndürülmeyen ateşler, izmaritlerin arazilere fırlatılması, orman alanlarında iş makinalarının risk yaratması, ısrarla tarlalarda anız yakılması ve tüm bunlara benzer, yangınlara yol açılmasına ibretlik cezalar var mı?

  Orman alanlarını ve orman alanları içindeki konutları, kulelerin peşkeş çekenlerden hesap sorulacak mı? İsteyerek yangın çıkaranların bu yaptığı cinayetle eş tutulacak mı?

   Çok fantastik şeyler yazıyor, olmayacak şeyler mi istiyorum? Hiç de değil. İstedikten sonra bunların tümü de yapılabilir. Çağdaş ülkeler ormanlarını korumak için bunları yapıyor. Yapılmak istendikten sonra, niyet olduktan sonra yapılıyor ama bizimkilerde bunu yapacak niyet de irade de yok.

    Ancak da yanan bölgelere gidip fotoğraf çektiriler, “vah vah” çekerler, halka “yanınızdayız” derler, üzgün yüz ifadeleri takınırlar, yanan zenginliklerimiz için duygusal ifadeler kullanırlar, yok “ciğerimiz yanmış”, yok “kalbimiz kül olmuş” gibi kötü edebiyat yaparlar ama neye yarar bunlar, her şey yanıp kül olduktan sonra?  Bilimsellikle, çalışmayla, projeyle, tedbirle değil de kadercilikle devam ettikçe daha çok yangınlar olur, çok şeyler kaybederiz…

banner60
Yorumlar (0)
banner303
banner191
banner194
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Mağusa Türk Gücü 10 28
2. Mesarya SK 10 21
3. Yenicami AK 9 20
4. Miracle Değirmenlik SK 10 20
5. Cihangir GSK 9 18
6. Yonpaş Dumlupınar TSK 10 18
7. Doğan Türk Birliği 9 16
8. Lefke TSK 10 16
9. Küçük Kaymaklı TSK 9 11
10. Göçmenköy İYSK 10 9
11. China Bazaar Gençlik Gücü TSK 10 8
12. Türk Ocağı Limasol 10 6
13. Merit Alsancak Yeşilova SK 9 6
14. Gönyeli SK 9 6
15. Hamitköy ŞHSK 9 5
16. Çetinkaya TSK 9 5
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
banner196
banner197
banner199