Gündem

İSİAS DAVASI’NIN İKİNCİ DURUŞMASI BAŞLADI

Aileler mahkeme önünde pankart açtı ve basın açıklaması yaptı 

Üstel: “Bu dava KKTC’nin davasıdır, ailelerin acıları hepimizin acılarıdır. Biz çocuklarımızı unutmadık unutturmayacağız, adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

 Karakaya: “Türkiye adaletine ve mahkeme heyetine güvenmek istiyoruz”

 Adıyaman, 26 Nisan 25 (TAK): İsias otel davasının ikinci duruşması bugün yapılıyor. 

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde İsias Otel davası saat 10.00’da görüşülmeye başlandı.

İsias Otel davası için, Şampiyon meleklerin aileleri, depremde hayatını kaybeden tur rehberlerinin aileleri, Başbakan Ünal Üstel ve ekibi ile mahkeme için Adıyaman’da bulunan heyet mahkemeye geldi.

Mahkeme önünde, bir önceki davada olduğu gibi pankartlar açan aileler, adalet istemlerini haykırdı.

-Karakaya

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, bugün tutuklulukların devamı, dava dosyasında sorumlu kamu görevlileri için yargılamanın başlatılması ve Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan ve hiçbir bilimsel gerçekle uyumlu olmayan rapordan ayrı yeni bir bilimsel rapor talebiyle burada olduklarını söyledi.

Karakaya, “Türk adaletine ve mahkeme heyetine güvenmek istiyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti adaletinden tek beklentileri olduğunu, bunun da İsias cinayetinin faillerinin kendilerinden aldıkları her canının bedelini ödemesi olduğunu vurgulayan Karakaya, bu cezayı yalnızca kendi çocukları için değil, bir deprem ülkesinde, başka hiçbir anne ya da baba evladının ardından yas tutmasın diye istediklerini söyledi.

-“Öyle ibretlik bir ceza olmalıdır ki kimse yapı güvenliğini ihmal etmeye bir daha cesaret edemesin”

Karakaya, “Öylesine ibretlik bir ceza olmalıdır ki kimse yapı güvenliğini ihmal etmeye bir daha cesaret edemesin.” dedi. 


Karakaya mahkeme önünde yaptığı konuşmada şöyle konuştu:

“Ortak Davamız olan İsias’da yeni bir sürece giriyoruz. Grand İsias otel davası için başlatılan dava sürecinde ikinci duruşması için yeniden Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeyiz. 


Son adalet yürüyüşümüz ile birlikte buraya çok daha güçlü olarak geliyoruz. Kıbrıs’ın ve dünyanın dört bir yanından tüm yüreklerin bizlerle birlikte olduğunu biliyoruz.

Kalbimizi gömdüğümüz bu topraklarda çok daha güçlü, kararlı, dirayetli ve sabırlı olmak zorundayız.


445 gündür en değerlilerimiz yanımızda değil, onlara sarılmak, koklamak isterken her gün mezar taşlarını seviyoruz. Her gün, her dakika, her an, meleklere adalet sözümüzü anımsıyoruz.” 


-Dava adaletle sonuçlanana kadar hep birlikte olmaya devam edeceğiz

Dava adaletle sonuçlanana kadar hep birlikte olmaya devam edeceklerini ifade eden Karakaya, katiller hesap verene kadar mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi. 


Dava ile ilgili geçtiğimiz haftalarda üzüntülerini, endişe ve öfkelerini arttıran, adalet isteklerini daha güçlü hale getiren kararlar alındığını hatırlatan Karakaya, “Bu davada bilimin yol göstericiliğine güveniyoruz. Hukukun üstünlüğü kadar toplum vicdanının gücüne de inanıyoruz” dedi.

İlk duruşma sonrası geçen 3 buçuk aylık sürede aldıkları bağımsız, bilimsel raporlarda binanın tüm usulsüzlüklerinin ortada olduğuna işaret eden Karakaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Otel dedikleri ucubenin tam 17 saniyede yıkıldığı raporlara girmiştir. Bütün kusurlar nettir, suçlar sabittir ve suçlular bellidir.

 
Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkeme heyeti bu gerçeklerle hareket etmek zorundadır.


Kim olduğu belli olan bu katiller, yarattıkları bu usulsüz yapıda çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, çok sevdiğimiz arkadaşlarımızı ve turist rehberlerimizi bizden koparmıştır. 


Şampiyon Meleklerimizi, rehber arkadaşlarımızı, deprem kayıplarının her birini sevgi ve özlemle her nefeste anıyoruz. Biz, onları bizden koparan bu katillerin hep peşinde olacağız.

Saniyeler içerisinde kum yığınına dönerek sevdiklerimize mezar olan bu yapının sorumluları biliçli taksirle değil, olası kastla öldürmeden itham edilmelidir.”

Karakaya, yüzlerce, binlerce kilometre uzaklardan gelerek kendilerine güç veren herkese, basın emekçilerine ve tüm dava arkadaşlarına teşekkür ederek, “Bizim meleklerimize verilmiş bir sözümüz var ve hep birlikte bu sözümüzü tutacağız.”

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel de, konuşmasında 6 Şubat’ta Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaslı ailelere başsağlığı diledi.

“Bu depremde çocuklarımız yavrularımızı kaybettik o günden bu yana adalet arayışımız devam ediyor” diyen Başbakan Üstel, İkinci duruşma için KKTC olarak burada Adıyaman’da bulunduklarını söyledi.

Başbakan Üstel, “Bu dava KKTC’nin davasıdır, ailelerin acıları hepimizin acılarıdır. Biz çocuklarımızı unutmadık unutturmayacağız, adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

Birinci duruşmada hakimlerin verdiği karara atıfta bulunan Başbakan Üstel, Gazi Üniversitesi’nin raporlarını tamamlayıp mahkemeye sunduğunu anımsattı.

Kendilerinin de üç değişik üniversiteden rapor  alarak mahkemeye teslim ettiklerini anlatan Başbakan Üstel, gelinen aşamada  İsias Otel sanıklarının Türk adaleti karşısında hak ettikleri cezayı alacaklarına inançlarının tam olduğunu vurguladı.

Başbakan üstel, tüm hukukçularımızın Gazi üniversitesi raporunu incelendiğini ifade ederek, bugün mahkemeden yeni bağımsız bir rapor talep edeceklerini kaydetti.

-Düzgünce

Tur rehberleri ailelerini temsilen konuşan Nazım Can Hartlap’ın annesi Hilal Düzgünce, 6 Şubat depreminin üzerinden 14 ay geçtiğini ifade ederek, bu sürede kamu görevlileri hakkında hala iddianame düzenlenmediğini söyledi.

Kamu görevlilerinin korunup kollanmaya devam ettiğini ileri süren Düzgünce, davanın iki sanığının ise geçtiğiniz haftalarda salıverildiklerini anımsattı.

Tur Rehberleri ve Şampiyon meleklerin hayatlarını kaybettiği İsias otel davasının emsal bir dava olması için mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Düzgünce, tüm faillerin hak ettikleri şekilde ceza almaları, salıverilen sanıkların tekrar tutuklanması, tüm sanıkların olası kast yani insan öldürmekle yargılanmasının talepleri olduğunu söyledi. Düzgünce, “Adalet mücadelemiz sonuçlanıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.