Gündem

JALE REFİK ROGERS: “KÖTÜ YÖNETİM KURUMLARIMIZI İTİBARSIZLAŞTIRIYOR”

Bağımsız milletvekili Jale Refik Rogers, yer aldığı Meclis komitesinin Ankara temaslarını değerlendirdi. Rogers, verimli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

Ankara ziyaretinde kendi ayakları üzerinde duran bir devlet olmanının öneminin altının çizildiğini aktaran Rogers, mevcut hükümetin var olan kurumları güçlendirmek yerine, attığı adımlarla her geçen gün içini boşalttığını kaydetti.

Rogers, “Yüzleştiğimiz kötü yönetim, her geçen gün kurumlarımızı itibarsızlaştırıyor, içini boşaltıyor” ifadesini kullandı.

Bakanlıklarda liyakat sahibi bürokratların giderek azaldığına işaret eden Rogers, mevcut kötü siyaset zihniyetinin kurumları kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yönetmeyi tercih ettiğini ve yandaş istihdamlarının sürdüğünü belirtti.

Katıldığı televizyon programında gündemi ve sorunları ele alan bağımsız milletvekili, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Liyakat sahibi bürokratların emekliye ayrılması veya görevden alınması ile her geçen gün kamu kurum ve kuruluşlarında kurumsal hafıza azalıyor. Teknik dairelerin birçoğunda teknik personelin kamuya istihdamı yerine geçici işçi istihdamına ağırlık veriliyor. Bu da kamuda sürdürülebilirliği ciddi anlamda tehlikeye atıyor. Kamu kurumlarının, bakanlıkların içinde liyakat her geçen gün azalıyor. Yasalar açısından da yapılması gereken çok şey var.  Birçok konuda yasal boşluklarla karşı karşıyayız. Teşkilat yasalarının güncellenmesi, günümüze uyarlanması gerekiyor. Yasa tasarılarının hazırlanmasında bakanlıklar hızlı hareket edemiyor, meclise gelen yasalar hazır gelmiyor, gelen yasaların hazır hale gelmesi uzun zaman alabiliyor. Kendi ayakları üzerinde duran kurumlar yaratmak için çok yapılması gerekenler var. Üçlü kararnamelerle yapılan siyasi atamalara son verilmesi, özellikle teknik dairelerde müdürlüklerin sınavla görevlendirilmesi gerekiyor. ”

- “Ülkedeki toplu taşıma eksikliği lokomotif sektörleri olumsuz etkiliyor”

Jale Refik Rogers, ülkedeki hayat pahalılığı ve toplu taşıma eksikliğinin ülkenin lokomotif sektörü olan üniversiteleri de baltaladığını da ifade etti.

Jale Refik Rogers, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üzücü olan; bizim dönemimizde toplu taşımayı geliştirmek için çalışma yapılmıştı. Belli bir noktaya kadar da getirilmişti. Toplu taşıma yetersiz. Birçok yere ulaşmıyor. Otobüs ücretleriyle ilgili de sıkıntı var. Elden verilen parayla dönen bir sistem olduğu için devlet bunu kontrol edemiyor ve vergi alamıyor. Bu kontrolsüzlük nedeniyle devletin ciddi bir kaybı var. Biz ‘Adapass’ denilen bir kart sistemine geçilmesiyle ilgili çalışma yapmıştık. Altyapısı, nasıl kooperatifleşebileceği konusunda birçok çalışma yaptık. Fakat ülkemizde hükümet değiştiğinde, sonradan gelen siyasiler yapılan tüm çalışmaları rafa kaldırıyor. Ülkemizde yaşanan pahalılaşma ülkemizi üniversite eğitimi için seçilmesini de etkileyen bir unsur oluyor. Yüksek öğrenim bizim gözbebeğimiz olması gereken bir alan. Ülkeye gelen öğrencilerin ülkedeki esnafa da doğrudan katkısı oluyor. Piyasaya sıcak para akışı sağlayan da yine öğrenciler oluyor. Bu ülkede 30 açılma ön izni olan üniversite var. Bunların 22-23 tanesi aktif olarak hizmet veriyor. Eskiden bu izinler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilirdi. İzinlerin siyasi duruşla verilmesi nedeniyle bu kadar küçük bir yüzölçümü üzerinde bu kadar fazla üniversite var. Bunun önüne geçebilmek için üniversite izinleri artık Meclis’e verildi. Bu olumlu bir adım oldu. Çünkü yetki Meclis’e geçtiğinden beri tek bir okul izni verilmedi. Şimdi yapılması gereken ülkede var olan üniversitelerin kalitesini artırmaya odaklanmak.  Bu noktada YÖDAK’a büyük görev düşüyor. Ülkeye gelen öğrencilerin devamlılığının takibi ve kayıtlılığı açısından da Muhaceret Polisi ile üniversitelerin yakın çalışması gerekiyor. Ülkeye öğrenci olarak gelerek kaçağa karışanların sıkı denetimi ülkede asayişi sağlamak açısından büyük önem taşlıyor.”