Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Eğitim Çalışma Grubu, 11 Şubat’ta imzalanan TC-KKTC Yükseköğrenim İşbirliği Çerçeve Protokolü’nün “katılımcılık”, “bilimsellik”, “öngörü” ve “koordinasyondan yoksun” yönetim anlayışının, ülkedeki yükseköğretim alanını yok etme noktasına getirmesinde yeni bir adım olduğunu savundu. 

CTP Eğitim Çalışma Grubu’ndan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu protokolün, KKTC’de yükseköğretimin kalite, kapasite ve öğrenci sayısının artırılmasını sağlamayacağı gibi, ülke yükseköğretimine ciddi sıkıntılar getireceği ileri sürüldü. 

Açıklamada, Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi-Kıbrıs Akademik Birimi’ne dönüştürülmesini öngören metne göre, kurulacağı ifade edilen Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi-Kıbrıs Akademik Birimi hakkında şu değerlendirmelerde bulunuldu: 

“52-2008 Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) Yasası İçdüzeni Yasası’nda belirtilen “yabancı” ve/veya “yabancı tüzel kişi” tanımlarından muaf tutulması kamu topraklarına yönelik devletin geliştirmiş olduğu sınırların dışına taşmaktadır. 

Mali kaynaklarının öğrenci kayıt ücretlerinden oluşacak bir fonla oluşturulması ve bunun denetiminin nasıl sağlanacağının belirtilmemesi bir yana, denetimin KKTC kurumları tarafından yapılamayacak olması büyük bir zafiyettir. 

YÖDAK’ın tüm organlarında asli üye olarak yer alacağı belirtilmesine rağmen, öğrenci kontenjanlarının YÖDAK değil de sadece YÖK tarafından belirlenecek olması kurumlarımızın yok sayılması anlamına geldiğinden kabul edilebilir değildir. 

T.C. kaynaklardan özel olarak yararlanabileceği ifadelerini içermesinden dolayı ayrıcalıklı bir yükseköğretim kurumu oluşturulma ihtimalinin ortaya çıkması ülkemizdeki akademik-demokratik teamüllerin yok sayılması anlamına gelmekte ve üniversitelerimiz arasında haksız rekabet olasılığını doğurmaktadır.”

CTP açıklamasında, içinden geçilmekte olunan süreçte, ülkedeki üniversite sayısının fazlalığı değil, ürettiği akademik nitelik ve ülkenin öğrencilere sunacağı sağlıklı yaşam koşullarının her şeyden önemli olduğuna işaret edildi. 

Açıklamada, yapılması gerekenin yeni üniversiteler kurmak, ya da var olanların adını değiştirmek değil, yükseköğretimde adalet, demokrasi, hukuk devleti ilkelerinden ve bilimsellikten taviz vermeden, sürdürülebilir uygulamaların hayat bulmasını sağlamak olduğuna vurgu yapıldı.
 
CTP) Eğitim Çalışma Grubu açıklamasında şöyle denildi: 

“İdeolojik saiklerle ve günübirlik politikalarla, bu ilkeleri görmezden gelen her adım, ülke yükseköğretimine de ülke ekonomisine de fayda sağlamayacağı gibi çaresi mümkün olmayan sosyal yaralar açacaktır. Milli Eğitim Yasa'mızın belirlediği seküler ve modern eğitim ilkelerinin dışına çıkan ve toplumumuzun bir sosyal mühendislik nesnesi haline getirilmesine sebebiyet verecek ideolojik yaklaşımların karşısında olduğumuzu belirtiriz.”