Gündem

KIBTEK: “KURUMUMUZ SİYASETİN MALZEMESİ YAPILAMAZ”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIBTEK), son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan haber ve iddialarla ilgili kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yaptı.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan ve kurumu hedef alan haberlerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Uzun, açıklamasında, Kıb-Tek’in 2022 yılında Ünal Üstel hükümeti döneminde güçlenmeye başladığını, mali yapısının düzeldiğini ve borçlarını öder hale geldiğini vurgulayarak, sendika ve bazı menfaat gruplarının bu başarıdan rahatsız olduğunu belirtti.

“ASILSIZ İDDİALARLA KURUMUN İTİBARI ZEDELENİYOR”

Uzun açıklamasına şu sözlerle başladı:

“Son zamanlarda bazı basın yayın organlarında yer alan halkı yanıltmak ve kurumun itibarını zedelemek, kurum üzerinden siyaset yapıp, hükümete ve Başbakan’a saldırmak adına bilinçli olarak bazı yanlış ve asılsız haberlere yer verilmekte, bazı iddialar öne sürülmektedir. Bu nedenle kamuoyunu bilgilendirmek adına bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.”

Uzun, Kıb-Tek’in halkın malı olduğunu vurgulayarak, “2022 yılında kurulan Üstel hükümetinin ve Başbakan Ünal Üstel’in ciddi katkıları ile kurum daha fazla güçlenmiş ve halkımıza hizmetin devamlılığı adına çalışmalarına devam etmektedir” dedi.

“BORÇLAR ÖDENİYOR, ÜRETİM YÜZDE 50 ARTTI”

Kurumun kendi ayakları üzerinde durmasının bazı menfaat gruplarını ve sendika yöneticilerini rahatsız ettiğini söyleyen Uzun, şu bilgileri paylaştı:

“Yaşanan yakıt sorunları tamamen son bulmuş, üretim 2022 yılına göre yüzde 50 oranında artırılmıştır. Çıkan arızalara en kısa sürede müdahale edilmektedir. İki adet yeni santral alım ihalesine çıkmak için çalışmalar sona gelmek üzeredir. Bunun yanında halkımıza daha iyi hizmet verecek olan Güzelyurt, Mağusa, İskele ve Lefke ilçelerindeki hizmet binalarımızın projeleri tamamlanmış, ihaleye çıkmak için şartnameleri hazırlanmaktadır. On adet yeni araç alınmış, yenilerinin alımı için de çalışmalar sürmektedir. Altyapı çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Tüm bunlar borçlanmadan, aksine borçlar ödenerek yapılmaktadır.”

SAYAÇ İHALESİ VE TASARRUF VURGUSU

Uzun, sayaç ihalesi üzerinden kuruma yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi:

“Sayaç ihalesi ile ilgili olarak Sayıştay raporunu tamamlamış ve meclise sunmuştur. Yapılan alım, bir önceki alımdan 17 Euro daha ucuza yapılmış, kurum herhangi bir zarara uğratılmamış, aksine tasarruf elde edilmiştir. Çalışanlarımız hizmetlerinin karşılığını almakta, maaşlarını zamanında, tam ve eksiksiz almaya devam edecektir.”

“SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARIM KİŞİSEL GÖRÜŞLERİMDİR”

Kendisinin hedef alınmasına da değinen Uzun, “Göreve atandığım günden başlayarak şahsıma ait sosyal medya hesabımın arşivlerini karıştırarak, sanki bir suç ya da yanlışlık varmış gibi medyaya servis yapanların niyetlerinin ne olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Sosyal medyamda paylaştığım her şey benim kişisel görüşlerimdir. Bunun ne hükümet ne de kurumun resmi politikalarıyla ilgisi yoktur” dedi.

AKSA SÖZLEŞMESİ TARTIŞMALARI

Sendikanın Aksa sözleşmesini iptal yönündeki beklentilerini de eleştiren Uzun, “Yönetim Kurulumuz sendika ile yapılan toplu iş sözleşmesini iptal edemez, Aksa ile yapılan sözleşmeyi de iptal etmesi söz konusu değildir. Hukuk sistemimizde sözleşmelerin nasıl ve ne şekilde iptal edileceği bellidir. Kapıya beş kişiyle dayanarak ‘bize verin de biz çalıştırabiliriz’ demekle olmuyor” ifadelerini kullandı.

Uzun, Aksa’nın üretiminin kesilmesi durumunda elektriğin güneyden üç katına alınmak zorunda kalınacağını vurgulayarak, “Maddi bedelin yanında stratejik ve politik etkileri parayla ölçülemez” dedi.

“SENDİKANIN SİYASİ HIRSI SENDİKAL AKILDAN FAZLA”

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı, sendikanın siyasi tavır aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Sendikanın siyasi hırsı sendikal akıldan çok çok fazladır. Çalışanları baskı ve tehdit altında tutarak siyasi emellerine alet etmektedir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Sendika, ‘yaptıklarımız tamamen duygusaldır, hiçbir sendikal talebimiz yoktur’ diyor. Çok doğrudur, talep edebilecekleri bir şey kalmamıştır. Bu da bugün yapılanların tamamen siyaseten olduğunun bir itirafıdır.”

Uzun, sendikanın sık sık dile getirdiği liyakat eleştirilerine sert sözlerle karşılık verdi:

“Sürekli liyakattan bahsediyorlar. Hangi liyakat? Kendilerine göre olan mı? Yoksa sendika başkanının kendisine özel olarak sağlanan, daha önce hiç görülmemiş liyakat şeklinden mi? Basit bir ambar memurluğundan, ambar olmayan bir ilçeye ‘Baş Kıdemli Ambar Memuru’ kadrosu açılarak atanması, müdür maaşı almasına denk getirilmesi ve aynı zamanda işe hiç gelmeme zemini oluşturma gibi bir liyakat mı?”

Bankacılık bölümünde yapılan değişikliklere yönelik eleştirilere de değinen Uzun, “Bu eylem kurumun lehine bir uygulamadır. Buna rağmen sürekli şikayet ediliyor. Bu kadar saf bir yaklaşımla 35 bin TL’lik bir zararmış gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yılda 150 milyon dolar üzerinde alım yapılan bir kurumdan bahsediyoruz” dedi.

BANKACILIK UYGULAMASI VE 16 MİLYON TL FAİZ GELİRİ

Uzun, sendikanın eleştirdiği bankacılık düzenlemelerinin kurum lehine olduğunu belirtti:

“Bankalardan yıllarca kullanılan kredi faizleri ve overdraftlar konusunda hiç hassas davranılmamış. Bizim atadığımız arkadaşlar, tahsilat ile ödemeler arasında geçen sürede bankalara bir kuruş masraf ödetmezken, tam tersine bir aylık sürede 16 milyon TL gecelik faiz girişi sağlamıştır. Peki bu arkadaşlar yıllarca burada ne yapıyordu? Bu gelirleri kim kullanıyordu? Bunların bilgilerini halkımızla paylaşacağız.”

TÜRKİYE’NİN KATKISI VE SENDİKAYA TEPKİ

Türkiye’den gelen desteğe de değinen Uzun, sendikanın Türkiye’den gelen katkılara yönelik saldırılarını eleştirerek şöyle konuştu:

“Başbakanımız sayesinde Türkiye’nin iki güzide kuruluşu, kurumumuza sürekli katkı koymaktadır. Bir tanesi yılda 13 milyon dolar civarındaki navlun ücretlerini üstlenmektedir. Diğeri ise yedi adet acil durum santralinin makinelerini, 6 milyon Euro değerinde santral parçalarını ve 1,5 milyon dolar değerinde servis hizmetlerini karşılamıştır. Yaklaşık 140 milyon dolarlık katkı sağlanmıştır. Bu iki kuruma saldırmak siyasetten de ötedir.”

Uzun, sendikanın çalışanları siyasi amaçlarla kullandığını savunarak, “Sendika, geçicilerin kadrolanması konusunda sahte kahramanlığa soyunmasın. Çalışanları siyasi emellerinde kullanmasaydı zaten çoktan kadrolanmış olacaklardı. Kurumu korumaya yönelik tek bir eylemleri yoktur. Kurumu hem ekonomik hem de siyasi olarak kullananlar onlardır” dedi.

“KURUMUN MENFAATLERİ BİZİM ÖNCELİĞİMİZ”

Uzun, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim birinci önceliğimiz halkımızın ve kurumun menfaatleridir. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”