Gündem

KKTC’DE TÜP BEBEK TEDAVİLERİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR

BBC araştırmasına göre, KKTC’de tüp bebek tedavisi gören en az 30 çocukta ailelerin seçtiği donör yerine farklı donör kullanıldığı şüphesi bulunuyor.

BBC’nin araştırmasına göre, çoğunluğu İngiliz en az 30 çocuğun, Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek tedavileri sırasında ailelerinin seçtiği sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanılması sonucu dünyaya gelmiş olabileceğinden şüpheleniliyor.

BBC’nin daha önce gündeme getirdiği yedi vakaya yenilerinin eklenmesiyle ulaşılan bulgular, bazı ailelerin çocuklarının biyolojik donörleri ile bu kişilerin sağlık geçmişleri konusunda ciddi soru işaretleri yaşadığını ortaya koydu.

Habere göre aileler, tedavi öncesinde tıbbi geçmiş, fiziksel özellikler, kişilik, eğitim ve hobiler gibi bilgiler üzerinden anonim donörleri dikkatle seçti. Ancak tedavi sonrasında seçtikleri donörlerin kullanılmadığından şüphelenmeye başladılar.

Vakaların yaklaşık yarısının Doğuş IVF Merkezi'nde gerçekleştirilen tedavilerle bağlantılı olduğu belirtildi.

11 çocuk DNA testi yaptırdı

BBC'nin ulaştığı 30 vakadan 11'inde çocukların ticari DNA testleri yaptırdığı, sonuçlarda Türkiye veya çevre ülkelerle bağlantılı genetik kökenlerin ortaya çıktığı aktarıldı.

Söz konusu çocukların çoğunun 2012-2024 yılları arasında Doğuş IVF Merkezi'nde gerçekleştirilen tedaviler sonucunda dünyaya geldiği belirtildi.

BBC'ye konuşan Rachel isimli bir anne de Doğuş IVF Merkezi'nde tedavi sırasında seçtiği Danimarkalı sperm donörünün kullanılmadığından şüphelendiğini ifade etti. Oğlu Jonah ile yaptırdığı DNA testi, çocuğun biyolojik babasının seçtiği donör olmadığını ortaya koydu.

Rachel, yaşananları “tamamen skandal” olarak nitelendirerek, daha fazla ailenin benzer durumlarla karşı karşıya olduğunu öğrendikten sonra olayın tekil bir hata olmayabileceğini düşündüğünü söyledi.

Cryos, Doğuş IVF Merkezi'ni 2016'dan beri kara listede tutuyor

BBC'nin araştırmasında, dünyanın önde gelen sperm bankalarından Cryos International'ın Doğuş IVF Merkezi'ni 2016'dan bu yana kara listesinde tuttuğu da öne sürüldü.

Cryos Üst Yöneticisi Ole Schou, ortaya çıkan vakaların sayısını duyduğunda şoke olduğunu belirtirken, sperm bankasının Doğuş IVF Merkezi ile ilgili endişeler nedeniyle iş birliğini sonlandırdığı aktarıldı.

Sperm bankasının ayrıca Firdevs Uguz Tip ve Miracle IVF ile iş birliğini, Kuzey Kıbrıs Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanıncaya kadar askıya aldığı ifade edildi.

Üç kişinin adı öne çıktı

BBC'nin araştırmasında Doğuş IVF Merkezi'nin sahibi ve sorumlu yöneticisi olarak belirtilen Dr. Şevket Alptürk, doktor Dr. Firdevs Uguz Tip ve hasta koordinatörü Julie Hodson'ın çok sayıda vakayla bağlantılı olduğu ileri sürüldü.

Alptürk'ün, yanlış sperm veya yumurta donörü kullanıldığından şüphelenen altı çocuğun ebeveynlerinin tedavisinde görev aldığı belirtildi. BBC'nin sorularına Alptürk'ün yanıt vermediği kaydedildi.

Firdevs Uguz Tip'in ise Doğuş IVF Merkezi'nde tedavi gören dokuz vakayla bağlantılı olduğu, klinikten ayrılmasının ardından farklı merkezlerde benzer iddiaların bulunduğu dokuz vakada daha doktor olarak görev yaptığı aktarıldı.

Uguz Tip, hastaları yanılttığı yönündeki iddiaları reddederek klinikteki prosedürlerin onaylanmasından Alptürk'ün sorumlu olduğunu savundu. Ayrıca sperm temininin kendi görevleri arasında bulunmadığını belirtti.

Hasta koordinatörü Julie Hodson'ın ise özellikle İngiliz hastaların iletişim noktası olduğu ve hastalara gönderdiği e-postalarda sperm siparişlerinin Cryos'tan Dr. Firdevs tarafından verileceğini belirttiği ileri sürüldü. Hodson'ın BBC'nin sorularını yanıtlamadığı bildirildi.

Uzmanlar soruşturmanın önemine dikkat çekti

BBC'nin görüştüğü tüp bebek uzmanları, yanlış donör kullanımının normal şartlarda son derece nadir olduğunu belirterek, çok sayıda ve farklı vakada benzer durumların ortaya çıkmasının ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti.

British Fertility Society de iddiaların yalnızca tek bir doktor veya klinikle sınırlı olmayabilecek sistemik bir soruna işaret ettiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı soruşturma başlatmıştı

BBC'nin mart ayında yayımladığı ilk araştırmanın ardından Kuzey Kıbrıs Sağlık Bakanlığı tarafından resmi soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı.

Ancak BBC, soruşturmanın hangi aşamada olduğuna ilişkin Sağlık Bakanlığı'ndan bilgi almak için yaptığı başvurulara yanıt alamadığını bildirdi.

Araştırmada yer alan aileler ise çocuklarının gerçek biyolojik donörlerinin kim olduğunu ve bu kişilerin sağlık geçmişlerini bilmediklerini belirterek, kliniklerden ve yetkililerden açıklama bekliyor.

BBC, mevcut bulgular ışığında olaylardan nihai olarak kimin sorumlu olduğunun henüz kesin olarak ortaya konulamadığını da belirtti.