<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mağusa Haber Ajansı</title>
    <link>https://www.mhahaber.com</link>
    <description>Mağusa Haber Ajansı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mhahaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 07:07:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[PROSTATTA REZUM TEDAVİSİ AMELİYATSIZ ALTERNATİF SUNUYOR]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/prostatta-rezum-tedavisi-ameliyatsiz-alternatif-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/prostatta-rezum-tedavisi-ameliyatsiz-alternatif-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Koşuyolu Hastanesi Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Bülent Erkurt, prostat büyümesi tedavisinde kullanılan "rezum" (su buharı) tedavisinin ameliyat olamayan veya olmak istemeyen hastalar için önemli bir alternatif olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Koşuyolu Hastanesi Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Bülent Erkurt, prostat büyümesi tedavisinde kullanılan "rezum" (su buharı) tedavisinin ameliyat olamayan veya olmak istemeyen hastalar için önemli bir alternatif olduğunu bildirdi.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, prostat büyümesi tedavisinde kullanılan "rezum" (su buharı) yöntemi, ameliyat gerektirmeyen bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Prostat büyümesi, erkeklerin yaşam kalitesini düşüren, özellikle ileri yaşlarda sık görülen bir sağlık sorunu. Üroloji alanında geliştirilen yeni yöntemler arasında öne çıkan rezum tedavisi, özel bir jeneratörle ısıtılmış su buharını doğrudan prostat dokusuna enjekte ederek, iyileşme sürecini hızlandırmayı ve ameliyat riskini en aza indirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Klasik cerrahi girişimlere kıyasla kısa sürmesi, daha az risk barındırması ve hızlı taburcu imkanı sunan rezum yöntemi, 80 grama kadar olan prostat büyümelerinde etkili oluyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Bülent Erkurt, su buharı tedavisinin ameliyat olamayan veya olmak istemeyen hastalar için önemli bir alternatif olduğunu belirtti.</p>

<p>Hastalarda iyi huylu prostat büyümesi varsa, farklı tedavi alternatifleri önerdiklerini aktaran Erkurt, şunları kaydetti:</p>

<p>"Prostat büyüklüğü üroloji uzmanı tarafından tespit edildiğinde, öncelikle iyi huylu mu, kötü huylu mu olduğu belirlenir. Eğer hastanın şikayetleri iyi huylu prostat büyümesinden kaynaklanıyorsa, hastaya bazı tedavi alternatifleri sunuyoruz. Bazı hastalara ilaç tedavisi, bazılarına davranış tedavisi, bazılarına ise ameliyat öneriyoruz. Ameliyat önerdiğimiz hastalarda yaşlarına, eşlik eden hastalıklarına ve mesleklerine göre bazı ayrımlar yapmak zorundayız."</p>

<p>- "Bu araştırmalarda en güvenli yöntemi seçmeye çalışıyoruz"</p>

<p>Erkurt, rezum tedavisinin özellikle 50 yaş altındaki baba adayları ve 80 yaş üstü cerrahi riski yüksek hastalar için uygun bir seçenek olduğunu vurgulayarak, "Hastalarda prostat büyümesi mevcut ancak eşlik eden hastalıkları nedeniyle anestezi uzmanları, kardiyoloji uzmanları veya diğer branş doktorları ameliyatı yüksek riskli buluyorsa, tedavi alternatiflerini araştırıyoruz. Bu araştırmalarda en güvenli yöntemi seçmeye çalışıyoruz. Amacımız, tedavinin kısa sürmesi, güvenli olması ve hastaya zarar vermeden çözüm sağlamasıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Rezum yönteminin oldukça kolay ve güvenli olduğunu ifade eden Erkurt, son zamanlarda kullanılan Rezumun, yani su buharı tedavisinin, bu kapsamda değerlendirilen bir yöntem olduğuna dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erkut, bu yöntemde, özel bir jeneratörde distile su, termal enerjiyle 103 santigrat dereceye kadar ısıtıldığını ve elde edilen buharın prostat dokusuna uygulandığını anlatarak, yöntemin detaylarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"İşlem toplam 7 dakika sürer. Endoskopik olarak doğal yollar kullanılarak büyüyen prostat dokusuna ulaşılır ve ısıtılmış su buharı bu bölgelere enjekte edilir. Her bir uygulama 9 saniye sürer ve toplamda 4-5 enjeksiyon yapıldıktan sonra işlem tamamlanır. Daha sonra hastaya bir sonda takılır ve hasta odasına alınır. İşlemden 3-4 saat sonra hasta taburcu edilir. Bu yöntem oldukça kolay ve güvenlidir. Ancak her prostat büyümesi için en etkili veya en başarılı yöntem olmayabilir. Çünkü her yaş grubunun ve her prostat büyüklüğünün tedavi süreci farklıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/prostatta-rezum-tedavisi-ameliyatsiz-alternatif-sunuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Feb 2025 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2025/02/mhafoto-5683.png" type="image/jpeg" length="78829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VEGAN BESLENMEDE PROTEİNİ NASIL ALIRSINIZ?]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/vegan-beslenmede-proteini-nasil-alirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/vegan-beslenmede-proteini-nasil-alirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olan protein, vücudun kas yapısını koruması, bağışıklık sistemini desteklemesi ve genel işlevselliğini sürdürebilmesi için hayati önem taşır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olan protein, vücudun kas yapısını koruması, bağışıklık sistemini desteklemesi ve genel işlevselliğini sürdürebilmesi için hayati önem taşır. Hayvansal gıdalar protein açısından zengin olsa da, vegan beslenen bireyler için bitkisel kaynaklar da yüksek protein değeri sunabiliyor. Uzmanlar, dengeli bir bitkisel beslenme programı ile protein ihtiyacının rahatlıkla karşılanabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>1. BAKLAGİLLER (MERCİMEK, NOHUT, FASULYE)</strong><br />
Baklagiller, yüksek protein içeriğiyle öne çıkıyor. Özellikle mercimek, nohut ve fasulye, vücudun ihtiyaç duyduğu temel amino asitleri sağlayarak sağlıklı bir beslenme düzeni sunuyor. Bir su bardağı pişmiş mercimek yaklaşık 18 gram protein içeriyor.</p>

<p><strong>2. KİNOA</strong><br />
Tam protein kaynağı olarak kabul edilen kinoa, dokuz temel amino asidin tamamını içeriyor. Glütensiz olması nedeniyle de farklı beslenme tercihleri olan bireyler için ideal bir seçenek. Bir su bardağı pişmiş kinoa yaklaşık 8 gram protein sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>3. TOFU, TEMPEH VE EDAMAME</strong><br />
Soya bazlı ürünler, vegan beslenmede önemli bir yer tutuyor. Tofu, yumuşak yapısıyla çeşitli yemeklerde kullanılabilirken, fermente bir soya ürünü olan tempeh, daha yoğun bir protein kaynağı sunuyor. Edamame ise genç soya fasulyesi olarak, hem atıştırmalık hem de yemeklerin içinde tercih edilebiliyor. Bir porsiyon tempeh yaklaşık 20 gram protein içeriyor.</p>

<p><strong>4. CHIA TOHUMU VE KETEN TOHUMU</strong><br />
Omega-3 yağ asitleriyle de bilinen chia ve keten tohumu, aynı zamanda iyi bir protein kaynağı. Kahvaltılara, smoothie’lere veya yoğurt alternatiflerine eklenerek tüketilebilir. İki yemek kaşığı chia tohumu yaklaşık 5 gram protein sağlıyor.</p>

<p><strong>5. KURUYEMİŞLER VE BADEM, FISTIK, CEVİZ EZMESİ</strong><br />
Kuruyemişler ve bunlardan elde edilen doğal ezmeler, hem protein hem de sağlıklı yağlar açısından oldukça değerli. Ancak porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerekiyor. Örneğin, iki yemek kaşığı fıstık ezmesi yaklaşık 7 gram protein içeriyor.</p>

<p><strong>6. YULAF VE TAM TAHILLAR</strong><br />
Yulaf, sadece lif açısından değil, aynı zamanda protein açısından da önemli bir kaynaktır. Tam tahıllı ekmekler, bulgur ve kahverengi pirinç gibi seçenekler de protein içeriğiyle dikkat çekiyor. Bir su bardağı pişmiş yulaf yaklaşık 6 gram protein sağlıyor.</p>

<p><strong>7. SEBZE VE YEŞİL YAPRAKLILAR (ISPANAK, BROKOLİ, BRÜKSEL LAHANASI)</strong><br />
Yeşil yapraklı sebzeler de protein içeriyor. Ispanak, brokoli ve Brüksel lahanası, düşük kalorili olmalarına rağmen önemli miktarda protein barındırıyor. Bir su bardağı pişmiş ıspanak yaklaşık 5 gram protein içeriyor.</p>

<p><strong>PROTEİN DENGESİ ÖNEMLİ</strong><br />
Beslenme uzmanları, bitkisel protein kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Uzmanlar, farklı bitkisel gıdaların bir araya getirilmesiyle vücudun ihtiyacı olan tüm temel amino asitlerin alınabileceğini vurguluyor. Vegan bireyler için yeterli protein alımını sağlamak, bilinçli bir beslenme planı ile mümkündür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/vegan-beslenmede-proteini-nasil-alirsiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Feb 2025 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2025/02/mhafoto-5481.png" type="image/jpeg" length="80891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VİTAMİNLERİN BESİNLERDEKİ YERİ VE SAĞLIĞA FAYDALARI]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/vitaminlerin-besinlerdeki-yeri-ve-sagliga-faydalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/vitaminlerin-besinlerdeki-yeri-ve-sagliga-faydalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatımızda sağlıklı bir yaşam için dengeli ve düzenli beslenme oldukça önemli. Vücut, her biri farklı görevler üstlenen çeşitli vitaminlere ihtiyaç duyar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatımızda sağlıklı bir yaşam için dengeli ve düzenli beslenme oldukça önemli. Vücut, her biri farklı görevler üstlenen çeşitli vitaminlere ihtiyaç duyar. Bu vitaminlerin çoğu, doğrudan besinlerden alınabilir. Her bir vitaminin faydaları, hangi besinlerde bulunduğu ve vücut üzerindeki etkileri ise araştırmacılar tarafından sıkça incelenmektedir.</p>

<p>A vitamini, göz sağlığına olan faydaları ile bilinirken, cilt sağlığını iyileştirici etkisi de bulunmaktadır. Özellikle havuç, tatlı patates ve ıspanak gibi turuncu ve yeşil sebzeler, A vitamini açısından zengin kaynaklar arasında yer alır.</p>

<p>Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli bir rol oynayan C vitamini, aynı zamanda cilt sağlığını da iyileştirir ve demir emilimini artırır. Portakal, çilek, kivi ve biber gibi C vitamini bakımından zengin besinler, günlük ihtiyaçları karşılamak için ideal seçeneklerdir.</p>

<p>D vitamini, kemik sağlığını desteklerken, vücutta kalsiyum emiliminin artırılmasına yardımcı olur. D vitamini, özellikle güneş ışığından elde edilebildiği gibi, yumurta sarısı ve somon gibi besinlerde de bulunur.</p>

<p>E vitamini, hücreleri serbest radikallerden koruyan güçlü bir antioksidandır. Aynı zamanda cilt sağlığını destekler ve yaşlanma etkilerini geciktirir. Avokado, fındık ve tohumlar, E vitamini açısından zengin besinler arasında yer alır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>K vitamini ise kanın pıhtılaşmasını düzenler ve kemik sağlığını destekler. K vitamini bakımından zengin besinler arasında yeşil yapraklı sebzeler, özellikle ıspanak, kara lahana ve brokoli öne çıkar.</p>

<p>B vitaminleri, vücutta enerji üretimi sağlayarak sinir sistemi sağlığını destekler. B12 vitamini için hayvansal kaynaklar, folik asit için ise yeşil sebzeler ve baklagiller tercih edilmelidir.</p>

<p>Beslenme uzmanları, vitaminlerin vücuda alınmasında çeşitliliği savunuyor. Günlük beslenme planlarında vitamin çeşitliliği, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için oldukça önemlidir. Ancak aşırı vitamin alımının da zararlı olabileceği unutulmamalıdır. Vücut, ihtiyacı kadarını almalı ve her besin grubu dengeli bir şekilde tüketilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/vitaminlerin-besinlerdeki-yeri-ve-sagliga-faydalari</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2025/02/mhafoto-5409.png" type="image/jpeg" length="24247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEMANS RİSKİ KOLESTEROL DALGALANMASIYLA ARTIYOR]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/demans-riski-kolesterol-dalgalanmasiyla-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/demans-riski-kolesterol-dalgalanmasiyla-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kolesterol seviyesi sabit olmayan kişilerin demansa yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, kolesterol seviyesi sabit olmayan kişilerin demansa yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu tespit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Science Daily'nin haberine göre, demans tanısı bulunmayan ve yaş ortalaması 74 olan 9 bin 846 katılımcının kolesterol seviyeleri, çalışmanın başlangıcında ve takip eden üç yıl boyunca birer kez ölçüldü.</p>

<p>Son muayenenin ardından ortalama 5,5 yıl takip edilen katılımcılar, her sene hafıza becerilerinin ölçüldüğü testlere de tabi tutuldu.</p>

<p>Araştırmacılar, katılımcıları ilk ve son kolesterol sonuçları arasındaki değişim miktarına göre 4 gruba ayırdı.</p>

<p>Çalışma sonucunda kolesterol değişiminin en belirgin olduğu gruptaki kişilere ilerleyen yıllarda demans tanısı konulması riskinin, en az değişim görülen gruptakilere kıyasla yüzde 60 daha fazla olduğu belirlendi.</p>

<p>Araştırmanın bulguları "Neurology" dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/demans-riski-kolesterol-dalgalanmasiyla-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jan 2025 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2025/01/mhafoto-5361.png" type="image/jpeg" length="68496"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRK DOKTORUN AVRUPA’DA ÇIĞIR AÇAN İLAÇSIZ LAZERLİ KANSER TEDAVİSİ DÜNYA TIP GÜNDEMİNDE]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/turk-doktorun-avrupada-cigir-acan-ilacsiz-lazerli-kanser-tedavisi-dunya-tip-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/turk-doktorun-avrupada-cigir-acan-ilacsiz-lazerli-kanser-tedavisi-dunya-tip-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son 10 yıl klasik konvansiyonel kanser tedavilerinin başarı oranı kanser hücrelerinin evrim geçirmesinden dolayı gittikçe azalmaya başladı. Önümüzdeki 10 yılda kanserli hasta sayısının ise % 100 oranında artması kaçınılmaz ve istatistik olarak beklenen oran ve sayı olarak bilinmekte.</p>

<p>Klasik konvansiyonel tedavilerin yerini Almanya da yaşayan dünyanın en iyi 7 kanser tedavi doktoru arasında gösterilen Dr. Yadigar Genç in geliştirdiği ve bir çok dalda ödül alan ilaçsız kanser tedavi yöntemi sağlık otoriteleri tarafından gündemden düşmüyor. Yeni yöntem ile tedavide başarı şansı diğer tedavi yöntemine göre % 50 artmakta. Kanserli kök hücreler kendini kemoterapide kendini saklarken yeni yöntem ile kök hücreleri tespit edip imha etme yolu ile tedavide kesin sonuca en yakın yol uygulanmakta.<br />
<br />
<img alt="3.jpeg görüntüleniyor" src="https://mail.google.com/mail/u/0?ui=2&amp;ik=87ea255f4c&amp;attid=0.1&amp;permmsgid=msg-f:1789769782478676352&amp;th=18d68a22725ea180&amp;view=fimg&amp;realattid=f_ls4at6hy2&amp;disp=thd&amp;attbid=ANGjdJ9dZdmxawlx5FpMdZpu1ENXRMs8OwyEcGgVXIgECbAaOXY7HuQPxvLn-x16VV1QPeDZ2VjXe_IwMPftcdd-71IoChoZqiH0GpnCy_VcmL-pbZ3QR3JDxExE1ms&amp;ats=2524608000000&amp;sz=w1366-h607" style="width: 427px; height: 452px;" /></p>

<p>Hasta olan bireye verilen ilaç ile 4 saat minimum 72 saat arasında vücutta dolaşım yaparak tüm kanserli ve kök hücrelere yapışmak sureti ile beraber dolaşımda yer almakta. Vücuda enjekte edilen damar yolundaki özel lazer ışını ile ise vücutta bir giyotin köprüsü oluşturulmakta ve dolaşımda o bölgeden geçen kanser hücreleri tamamı ile lazer giyotininde imha edilip patlatılmakta ve kanser hücrelerinin bir daha aktif hale gelemeyeceği şekilde imha edilmekte. Kanser hücreleri bir daha vücudun diğer bölgelerinde metastas yapamamakta ve hastalık sona ermekte.<br />
<br />
<img alt="6.jpeg görüntüleniyor" src="https://mail.google.com/mail/u/0?ui=2&amp;ik=87ea255f4c&amp;attid=0.7&amp;permmsgid=msg-f:1789769782478676352&amp;th=18d68a22725ea180&amp;view=fimg&amp;realattid=f_ls4at6it5&amp;disp=thd&amp;attbid=ANGjdJ_f_PBFniy02jqohi6LGBmhBtqUdIGX2hWRn7vwNuNwcK-Jxd9qbE2QtmQYvs__3RUpu9cTYqUMRFEsaflh2jpdPpf1Fztb7blJi7eNTKyk5XDXXl4vvxpotKY&amp;ats=2524608000000&amp;sz=w1366-h607" style="width: 526px; height: 321px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavide kullanılan partiküller lazer ışığına duyarlı, doğal ve yan etkisi olmadığından tedavi sürecinde diğer organlara yan etki yapmıyor. Vücuttan doğal yollar ile dışarı atılıyor ve hastaya hiç bir zararı bulunuyor. 2018 yılında iki ayrı Nobel ödülü alan tedavi yöntemi tedavide olumlu cevap verdiği kanser, diyabet, kronik karaciğer, böbrek rahatsızlığı, polinörotopi, fibramayalji, ms hastalığı gibi hastalıklarda çözüm sağlanmış birçok hasta tarafından da Avrupa tercih edilmekte ve Avrupa sağlık örgütü tarafından kabul edilen en yeni ve en iyi tedavi yöntemleri arasında kabul edilmekte.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kıbrıs, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/turk-doktorun-avrupada-cigir-acan-ilacsiz-lazerli-kanser-tedavisi-dunya-tip-gundeminde</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Feb 2024 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2024/02/l-12.png" type="image/jpeg" length="35445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["40 YAŞ ÜSTÜ ERKEKLERDE GİZLİ PROSTAT OLABİLİR" UYARISI]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/40-yas-ustu-erkeklerde-gizli-prostat-olabilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/40-yas-ustu-erkeklerde-gizli-prostat-olabilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Üroloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Hüseyin Tavukçu, ailesinde prostat kanseri öyküsü olan 40 yaş üstündeki erkeklere uyarıda bulunarak, 40 yaş üstünde gizli prostat olabileceğini, bu kanser türünün genellikle sinsi ilerlediğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Hasan Hüseyin Tavukçu, prostat kanserinde erken teşhisin önemine değinerek, 40 yaşını geçmiş tüm erkeklerin PSA kan tahlili ve prostat muayenesi yaptırması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>PSA kan tahlilinin yüksek çıkması durumunda tahlilin mutlaka tekrarlanması gerektiğini kaydeden Tavukçu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"PSA testi yüksek çıkarsa ve prostat muayenesinde anormal bulgu saptanırsa prostat MR görüntülenmeli. MR görüntülemesinde kanser yönünde şüpheli lezyon saptananlara, PSA testi yüksek olanlara ve prostat muayenesinde anormal bulgu rastlananlara mutlaka prostat iğne biyopsisi yapılmalı. Prostat biyopsisi hastanın özelliklerine göre ve prostat MR bulgularına göre transrektal (makat içinden) veya transperineal (ciltten) yapılır. Biyopsi sonrası enfeksiyon riskini azaltmak için transperineal prostat biyopsisi öneriyoruz."</p>

<p>- "Hastalar aynı gün taburcu olabiliyor"</p>

<p>Doç. Dr. Hasan Hüseyin Tavukçu, prostat MR'ın, hem biyopsiye karar verme hem de olası bir cerrahi planlama açısından kullanıldığını belirterek, "MR sonucunda kanser şüphesi tespit edilen lezyonlara MR-USG füzyon biyopsisi denilen odaklanmış veya hedeflenmiş biyopsi yöntemi yapılır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Perineal prostat MR-USG füzyon biyopsisinin genel veya lokal anestezi yöntemiyle yapıldığını ve hastaların aynı gün taburcu olduğunu kaydeden Tavukçu, "Hangi yöntemin uygulanacağına doktorunuzun önerisi ve hastanın tercihi ile karar verilir. MR-USG Füzyon biyopsisi ileri bir teknoloji olduğu için maliyeti de daha yüksektir." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Türkiye</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/40-yas-ustu-erkeklerde-gizli-prostat-olabilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Feb 2024 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2024/02/fg-1.jpg" type="image/jpeg" length="48063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOĞU AKDENİZ DOĞA İLKOKULU 1. SINIF ÖĞRENCİLERİ AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI EĞİTİMİNE KATILDI]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/dogu-akdeniz-doga-ilkokulu-1-sinif-ogrencileri-agiz-ve-dis-sagligi-egitimine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/dogu-akdeniz-doga-ilkokulu-1-sinif-ogrencileri-agiz-ve-dis-sagligi-egitimine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Akdeniz Doğa İlkokulu 1. Sınıf öğrencileri hem ağız ve diş sağlığının önemi ve korumak için yapılması gerekenleri öğrenmek hem de dişçilik mesleğini tanımak için verilen eğitimde dişlerimizi nasıl korumamız gerektiği, ağız ve diş sağlığı için beslenmenin, su içmenin, diş fırçalamanın, düzenli doktor kontrollerinin önemini mesleğin yetkin kişisi ile öğrenme şansı buldular.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(8.12.2023...MHA...)</strong>&nbsp; Doğu Akdeniz Doğa İlkokulu 1. sınıf öğrencileri, ağız ve diş sağlığının önemi konusunda bilgi edinmek ve dişçilik mesleğini daha yakından tanımak amacıyla özel bir eğitime katıldılar. Öğrenciler, sağlıklı gülüşlerini korumanın yollarını ve bu konuda alınması gereken önlemleri uzman bir doktor eşliğinde öğrenme fırsatı buldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimde öğrencilere, ağız ve diş sağlığının korunması için temel bilgiler verildi. Dişlerin korunması, doğru beslenme alışkanlıkları, yeterli su içme alışkanlığı, düzenli diş fırçalama pratiği gibi konularda öğrencilere detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca, düzenli doktor kontrollerinin önemi vurgulanarak, sağlıklı bir ağız ve diş yapısının nasıl sürdürüleceği konusunda bilgiler paylaşıldı.</p>

<p>Eğitim, öğrencilerin ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmelerine ve bu alanda sağlıklı alışkanlıklar edinmelerine katkı sağladı. <strong>(MHA)</strong>&nbsp;&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kıbrıs, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/dogu-akdeniz-doga-ilkokulu-1-sinif-ogrencileri-agiz-ve-dis-sagligi-egitimine-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Dec 2023 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2023/12/mhamanset-59.png" type="image/jpeg" length="14118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MRNA TEKNOLOJİSİ SAYESİNDE GELİŞTİRİLEN KANSER AŞILARI BİRKAÇ YIL İÇİNDE PİYASAYA SÜRÜLECEK]]></title>
      <link>https://www.mhahaber.com/mrna-teknolojisi-sayesinde-gelistirilen-kanser-asilari-birkac-yil-icinde-piyasaya-surulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mhahaber.com/mrna-teknolojisi-sayesinde-gelistirilen-kanser-asilari-birkac-yil-icinde-piyasaya-surulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biyoteknoloji şirketleri, mRNA teknolojisi sayesinde geliştirdikleri kanser aşılarını birkaç yıl içinde piyasaya sürmeye hazırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biyoteknoloji şirketleri, mRNA teknolojisi sayesinde geliştirdikleri kanser aşılarını birkaç yıl içinde piyasaya sürmeye hazırlanıyor.</p>

<p>mRNA teknolojisi, son bir kaç yılda tıpta adeta devrim yarattı. Bu teknoloji, koronavirüs pandemisi sırasında birkaç ay gibi kısa bir süre zarfında SARS-CoV-2’ye karşı aşı geliştirilmesini sağladı. Virüs daha agresif mutasyonlar geliştirse bile mRNA teknolojisi ile yeni varyantlara karşı etkili aşılar güncellendi.</p>

<p>Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen bu teknoloji çok daha fazlasını başarabilir. Zira mRNA, kanser ile mücadele araştırmalarına yeni ivme kazandırdı.</p>

<p>Nobel Tıp Ödülü’nü, Macar asıllı Katalin Karikó ile ABD’li Drew Weissman, COVID-19’a karşı mRNA aşılarının geliştirilmesini sağlayan keşifleri nedeniyle kazandı.</p>

<p><strong>KANSER AŞISINA NE KADAR ZAMAN KALDI?</strong><br />
Biyoteknoloji şirketi Curevac’ın CEO’su Alexander Zehnder, en geç beş yıl içinde mRNA teknolojisiyle geliştirilmiş kanser aşısını piyasaya sürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Belirli kanser türlerine karşı etkili olacak aşıların geliştirilmesi, insanlık için önemli bir dönüm noktası olabilir.</p>

<p>Bild am Sonntag gazetesine konuşan Zehnder, 20 yıldır kanser aşıları için araştırmalar yürütüldüğünü, son dönemde kaydedilen ilerlemenin ise “devasa boyutta” olduğunu söyledi. Zehnder, pandemi sırasında çok deneyim kazandıklarını, yapay zekanın da artık mRNA’nın programlamasında yaşanan sıkıntıların çözümlenmesini sağlayacak boyutta geliştiğini anlattı.</p>

<p><strong>KANSER AŞISININ YARATACAĞI FARK NE?</strong><br />
Kanser aşıları bağışıklık sistemini uyararak vücudun kendi savunma sisteminin özellikle tümör hücreleriyle savaşmasını sağlıyor.</p>

<p>Alexander Zehnder, aşıların etsini “Kanserle ilgili ölümcül olan şey büyümeye devam ediyor olması. Kanser aşısı, kanser çoktan metastaz yapmış olsa bile büyümeyi durdurmayı amaçlamaktadır. Böylece kanser, on yıllarca birlikte yaşamaya devam edebileceğiniz kronik bir hastalık haline gelecektir. Kanser artık bir ölüm cezası olmaktan çıkacak” sözleriyle aktardı.</p>

<p><strong>AŞI GELİŞTİRME YARIŞI</strong><br />
Curevac gibi bir diğer biyoteknoloji şirketi BioNTech de kansere karşı aşı geliştirmek için zamanla yarışıyor. Ekim 2023’ün başında BioNTech, devam eden bir klinik araştırmanın çok umut verici ara sonuçlarını yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu klinik çalışmada, BioNTech’in mRNA kanser aşısı CARVac’ın deneklerde ne ölçüde etkili olduğu test ediliyor.</p>

<p>BioNTech CEO’su Uğur Şahin, bu sonuçlar ışığında, kanser aşılarının önümüzdeki yıllarda kullanıma sunulacağı konusunda iyimser olduğunu söyledi. Şahin Der Spiegel’e verdiği bir röportajda “2030’dan önce hastalar için büyük ölçekte bu imkanın sağlanabileceğine inanıyoruz” dedi.</p>

<p>Kanser aşılarının uzun vadede geleneksel kanser tedavilerinin yerini alması bekleniyor. Radyasyon ve kemoterapinin kanser hastaları için son derece zor süreçler olduğu dikkate alındığında bu çok önemli bir fark yaratabilir.</p>

<p>Curevac’ın CEO’su Alexander Zehnder, kemoterapi ve radyasyonun sadece tümörü değil aynı zamanda sağlıklı dokuları da hedef aldığını ve bu nedenle yan etkileri olduğunu anlatırken “mRNA’da ise bağışıklık sistemi somut olarak tek başına kanserle savaşmak üzere uyarılıyor” bilgisini aktardı.</p>

<p><strong>KANSER AŞILARI NASIL ÇALIŞIYOR?</strong><br />
T hücreleri, hastalıklı hücreleri yok ederek veya diğer bağışıklık hücrelerini saldırıya teşvik ederek vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı oluyor. Ancak T hücreleri kanser hücrelerini tanımakta çok güçlük çekiyor. CAR T hücreleri ise bunu yapabiliyor.</p>

<p>Avrupa’da CAR T Hücre tedavisine 2018 yılında onay verildi ve şimdilik sadece Lösemi, yani kan kanseri tedavisinde uygulanabiliyor. Ama bu tedavi yöntemi karşılanamayacak kadar maliyetli. Alman Kanser Araştırmaları Merkezi’ne göre üreticiler bir hasta için bağışıklık hücresi üretimi için 320 bin euroya kadar ücret talep ediyor.<br />
Bu tedavide, hastanın beyaz kan hücrelerinden, yani enfeksiyona karşı vücudu savunmakla görevli lökositlerden, T hücreleri filtrelenerek alınıyor. T hücrelerinin genetiği değiştirilerek yüzeylerinde kimerik antijen reseptörleri (CAR) adı verilen özel yapılar oluşması sağlanıyor, böylelikle kanseri tanıyan ve onlarla savaşan hücrelere dönüştürülüyorlar.</p>

<p>Bu yolla elde edilen CAT T hücreleri hastalara yeniden verildiğinde doğrudan kanserli hücrelere saldırıyorlar. Yani bağışıklık sistemi uyarılıyor, tümör hücreleriyle savaşıyor.</p>

<p>Aşılar, CAR T hücreleri tümör hücrelerini bulamadıklarında ya da çok zayıf olduklarında bu süreci destekleyebilir.</p>

<p>Burada sadece kanser olunduğunda söz konusu olan Claudin-6 proteini yardımcı oluyor. mRNA teknolojisinin yardımıyla Claudin-6’nın genetik bilgisi kanser hücresine ekleniyor. Bu, tümör hücresinin yüzeyine kenetlenen bir antijen oluşturuyor. Bu da CAR-T hücrelerinin tümör hücrelerini tanımasını ve savaşmasını kolaylaştırıyor.</p>

<p>Bugüne kadar modifiye edilen T hücreleri sadece kan kanseri türleri ile mücadele ediyordu.</p>

<p>Ancak mRNA teknolojisindeki hızlı ilerleme, löseminin yanı sıra diğer kanser türleri için de etkili ve daha korunaklı tedavilerin gelecekte mümkün olabileceği umudunu güçlendiriyor. Bunlar arasında cilt kanseri, akciğer kanseri, meme kanseri ve pankreas kanserine karşı etkili olması umut edilen aşı çalışmaları yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mhahaber.com/mrna-teknolojisi-sayesinde-gelistirilen-kanser-asilari-birkac-yil-icinde-piyasaya-surulecek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Nov 2023 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mhahabercom.teimg.com/crop/1280x720/mhahaber-com/uploads/2023/11/kanser-1.png" type="image/jpeg" length="78041"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
