CTP Milletvekili Asım Akansoy, ülkede yaşayan fiilî nüfusun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini vurguladı. Nüfus artışının sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerinde kapasite sorunlarına yol açtığını belirten Akansoy, “Vatandaşımın eğitim hakkından, zamanından ve ekonomisinden çalınmasın” dedi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, ülkede yaşayan fiilî nüfusun tamamının belirlenmesi, kamu hizmetlerinin uzun vadeli planlanması ve kamu kurumları arasında etkin koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi. Genç TV’de Meltem Sonay’ın konuğu olan Akansoy, nüfus politikalarından iyi yönetime, ekonomik bağımlılıktan eğitimde tam gün uygulamasına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Ülkenin geleceğinin doğru veriler ve bilimsel yöntemlerle planlanması gerektiğini vurgulayan Akansoy, yalnızca vatandaş sayısının bilinmesinin yeterli olmadığını, üniversite öğrencilerinin, çalışanların ve kayıt dışı nüfusun da kapsamlı bir çalışmayla tespit edilmesi gerektiğini belirtti.
FİİLÎ NÜFUS BİLİMSEL YÖNTEMLERLE BELİRLENMELİ
Nüfus konusundaki açıklamaların geçmişte toplumda ciddi hassasiyet yarattığını ifade eden Akansoy, ülkenin gerçek nüfusunu ortaya koyacak bütünlüklü bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Ülkede fiilen yaşayan herkesin nüfus tespitine dahil edilmesi gerektiğini belirten Akansoy, vatandaşların yanı sıra üniversite öğrencilerinin, çalışanların ve kayıt dışı nüfusun da hesaplanmasının önemine dikkat çekti.
Yüksek Seçim Kurulunun ortaya koyduğu rakamların önemli olduğunu ancak ülkenin bütün nüfus yapısını anlamak için daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Akansoy, nüfus tespitinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Akansoy, “Nüfus verileri üzerinden siyasi tartışma yürütmek yerine, gerçeği bütün boyutlarıyla ortaya koymalıyız. Çünkü doğru veriler olmadan doğru politika üretilemez” dedi.
“VATANDAŞIMIN EĞİTİM HAKKINDAN, ZAMANINDAN VE EKONOMİSİNDEN ÇALINMASIN”
Nüfus verilerinin sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinin planlanmasında belirleyici olduğunu vurgulayan Akansoy, beş ve on yıllık nüfus projeksiyonlarının hazırlanması gerektiğini belirtti.
Kontrolsüz nüfus artışının kamu kurumları üzerindeki baskıyı artırdığını, özellikle sağlık ve eğitim alanlarında ciddi kapasite sorunları yarattığını ifade eden Akansoy, plansızlığın bedelini vatandaşların ödediğini kaydetti.
Okullardaki kapasite yetersizliği ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlüklerin, nüfus ile ihtiyaçlar arasındaki ilişkinin doğru kurulmasını gerektirdiğini belirten Akansoy, şöyle konuştu:
“Vatandaşımın eğitim hakkından, zamanından ve ekonomisinden çalınmasın! Nüfusu doğru tespit etmek, yalnızca bir rakamı açıklamak değildir. İnsanların nasıl yaşayacağını, çocukların hangi koşullarda eğitim göreceğini, hastaların sağlık hizmetlerine nasıl ulaşacağını planlamaktır. Biz nüfus verilerini rakamlarla oynamak için değil, memleketi daha iyi yönetmek için istiyoruz.”
Akansoy, doğru planlamayla gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçların önceden belirlenebileceğini ve vatandaşların yaşayabileceği mağduriyetlerin önüne geçilebileceğini ifade etti.
İYİ YÖNETİMİN TEMELİ HUKUK, ETİK VE KAMU YARARI
Kamu yönetiminde iyi yönetişim anlayışının yerleşmesinin önemine işaret eden Akansoy, yönetimin yalnızca yasalara uygun hareket etmekle sınırlı kalmaması, etik ilkelere de bağlı olması gerektiğini söyledi.
Adalet, liyakat, şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararının esas alınması gerektiğini vurgulayan Akansoy, kamusal yetkinin kişisel veya siyasi çıkarlar için değil, toplumun ortak yararını gözetmek amacıyla kullanılması gerektiğini belirtti.
Bir işlemin yasal olmasının her koşulda etik ve doğru olduğu anlamına gelmediğini kaydeden Akansoy, hukukun üstünlüğünü esas alan, güçlü kurumlara sahip ve topluma hesap veren bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Akansoy, iyi yönetimin kararların gerekçelendirildiği, kamu kaynaklarının toplum yararına kullanıldığı ve hukukla etiğin birlikte gözetildiği bir anlayışla mümkün olacağını dile getirdi.
“KURUMLAR BİRBİRİNDEN KOPUK, ORTAK STRATEJİ YOK”
Kamu kurumlarının birbirinden kopuk çalışmasının, dijital altyapının etkin kullanılmamasının ve ortak bir yönetim stratejisinin bulunmamasının ülkenin temel sorunları arasında yer aldığını belirten Akansoy, kamu yönetiminde somut ve denetlenebilir hedefler belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Kurumlar arasında etkili veri paylaşımının sağlanması, karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve kamu hizmetlerinin bütünlüklü bir yaklaşımla yürütülmesinin önemine dikkat çeken Akansoy, plansızlığın doğrudan toplumun yaşamını etkilediğini kaydetti.
CTP’nin kısa vadeli hedeflerini üç yıllık bir çerçevede ortaya koyacağını belirten Akansoy, yapılacak çalışmaların, önceliklerin ve izlenecek yolun açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Akansoy, “Hedefleri belli olmayan, takvimi açıklanmayan ve sonuçları ölçülemeyen bir yönetim anlayışıyla ilerleyemeyiz. Ne yapacağımızı, ne zaman yapacağımızı ve hangi sonuçlara ulaşacağımızı açıkça ortaya koymalıyız. Yönetim, hesap vermekten kaçan değil, belirlediği hedefler üzerinden hesap vermeye hazır olan bir anlayışla yürütülmelidir” dedi.
“ÜRETİMDEN KOPARILDIK, DIŞA BAĞIMLILIK ARTTI”
Ülkenin ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akansoy, dünyayla ekonomik ilişkileri sınırlayan koşulların yanı sıra ihracatta ve üretilen malların dış pazarlara ulaştırılmasında yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.
Üretimden uzaklaşan, dışa bağımlılığı artan ve tüketimin öne çıktığı bir ekonomik modelin geliştiğini belirten Akansoy, bu yapının sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Göç Yasası sonrasında kamu çalışanları arasında ortaya çıkan sorunların kamu yönetiminin bütünlüğü ve insan kaynağının etkin kullanılması açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Akansoy; öğretmenlerin, memurların, mühendislerin, mimarların ve uzmanların bilgi ve deneyimlerinden daha fazla yararlanılmasının önemini vurguladı.
Ülkenin yetişmiş insan kaynağının karar alma süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Akansoy, “Bu memleketin insan kaynağı var, birikimi var, deneyimi var. Yapılması gereken, bu birikimi değerlendiren ve üretimi güçlendiren bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir” dedi.
TAM GÜN EĞİTİM İÇİN ÖNCE ALTYAPI VE ÖĞRETMEN İHTİYACI
Eğitimde tam gün uygulamasının önemli bir hedef olduğunu belirten Akansoy, bu dönüşümün hazırlıksız adımlarla değil, aşamalı ve planlı biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Tam gün eğitime geçişte okul altyapısının güçlendirilmesi, öğretmen ihtiyacının karşılanması ve önceliklerin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Akansoy, pilot uygulamalarla sürecin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Eğitim politikalarının somut ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmesi, gerekli hazırlıkların önceden yapılması ve uygulamaların düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Akansoy, eğitimde kalıcı başarının doğru planlama ve güçlü bir uygulama kapasitesiyle mümkün olacağını belirtti.
“GELECEĞİ DOĞRU VERİYLE, PLANLAMA VE ORTAK AKILLA KURACAĞIZ”
Kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi, ekonomik yapının güçlendirilmesi ve vatandaşların yaşam koşullarının geliştirilmesi için nüfusun doğru tespit edilmesi, kurumların ortak bir strateji doğrultusunda çalışması ve uzun vadeli planlamanın esas alınması gerektiğini vurgulayan Akansoy, ülkenin sorunlarının günübirlik kararlarla çözülemeyeceğini ifade etti.
Akansoy, ülkenin geleceğinin doğru veriler, bilimsel yöntemler ve gerçekçi hedefler üzerinden planlanması gerektiğini belirterek, nüfusun bilinmesi, ihtiyaçların belirlenmesi, kurumlar arasında koordinasyon sağlanması ve sonuçları ölçülebilir politikalar üretilmesinin önemini vurguladı.
Vatandaşların haklarını korumanın, kamu hizmetlerini iyileştirmenin ve ülkenin geleceğini güvence altına almanın planlı ve sorumlu bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını kaydeden Akansoy, ortak akıl ve doğru verilerle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Haber metnini kısaltıp sadeleştirTekrarlanan cümleleri azalt ve birleştir





