Kuzey Kıbrıs’taki Kıbrıs Rumlarına ait taşınmazların Alman alıcılara pazarlanmasına aracılık ettiği iddiasıyla Güney Kıbrıs’ta yargılanan 51 yaşındaki Alman emlakçı Ewa Künzel’in tahliye talebi yeniden reddedildi.

Hamburger Abendblatt’ın haberine göre Künzel, hakkında henüz hüküm verilmeden yaklaşık 26 aydır Lefkoşa Merkez Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Künzel hakkında başkasına ait taşınmazı gasp etme, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarını içeren 46 maddelik iddianame hazırlandı. Suçlu bulunması halinde 14 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya olan Künzel, hakkındaki suçlamaları kabul etmiyor.

Künzel’in, 1974’te kuzeyden göç etmek zorunda kalan Kıbrıs Rumlarına ait taşınmazları, sahiplerinin bilgisi ve izni olmadan Alman alıcılara pazarladığı öne sürülüyor. Dava, adadaki mülkiyet sorunuyla bağlantılı olarak yürütülüyor.

KEFALET TEKLİFİ REDDEDİLDİ

Künzel’in savunma ekibi, yaklaşık 26 aylık tutukluluk süresinin ardından tahliye talebinde bulundu. Savunmanın, Künzel’in 300 bin euro kefalet yatırması, pasaportunu teslim etmesi, Lefkoşa’da bir otelde kalması ve her gün polise imza vermesi yönündeki teklifine rağmen mahkeme tahliyeye izin vermedi.

Mahkemenin, kaçma riski bulunduğu gerekçesiyle tutukluluğun devamına karar verdiği bildirildi. Ağustos ayında görülen duruşmada da savunmanın tutukluluğun kaldırılması talebi reddedilmiş, mahkeme tutukluluk süresinin tek başına tahliye için yeterli bir gerekçe oluşturmadığını belirtmişti.

AVUKATTAN CEZAEVİ KOŞULLARINA ELEŞTİRİ

Künzel’in avukatı Soteris Argyrou, müvekkilinin cezaevinde hükümlü bir mahkûmla yaklaşık beş metrekarelik bir hücreyi paylaştığını ve doktor tarafından reçete edilen bazı ilaçlara erişemediğini öne sürdü.

Alman Büyükelçiliği görevlilerinin Künzel’e ilaç ulaştırdığı, ancak diplomatların cezaevinden ayrılmasının ardından ilaçların yeniden kendisinden alındığı iddia edildi.

Argyrou ayrıca müvekkiliyle yaptığı görüşmelerin gizli olmadığını, görüşmelerin kamera ve cezaevi görevlileri tarafından izlendiğini savundu. Avukat, Künzel’e iddianamenin Almanca çevirisinin de henüz verilmediğini belirterek bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ileri sürdü.

“ÇIPLAK ARAMA” İDDİASI

Künzel’in haftada üç güne kadar görülen duruşmalara kelepçeli şekilde götürüldüğü, cezaevine dönüşünde ise tamamen soyunmaya zorlandığı öne sürüldü.

Haberde, Künzel’in çıplak şekilde bir görev köpeği tarafından arandığını ve kadın cezaevi görevlileri tarafından kontrol edildiğini anlattığı aktarıldı. Künzel ayrıca kendisinden gerekçesi açıklanmayan bir idrar örneği istendiğini belirtti.

Avukatı Argyrou, söz konusu uygulamaları “kasıtlı aşağılama” olarak nitelendirirken, bazı hukukçuların uygulamaların Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu bildirildi. Bu iddiaların Künzel ve avukatının beyanlarına dayandığı belirtildi.

ALMAN BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN PROTESTO

Hamburger Abendblatt’ın aktardığına göre Almanya’nın Lefkoşa Büyükelçiliği, Künzel’in tutukluluk koşullarına ilişkin 27 Mayıs’ta Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı’na sözlü nota verdi. Büyükelçiliğin, insan hakları ihlali iddialarını protesto ettiği ve ileride başka adımlar atma hakkını saklı tuttuğu bildirildi.

Haberde, Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı’ndaki bir yetkilinin 14 Ağustos’ta Alman diplomatlara böyle bir notanın alınmadığını söylediği, Alman Büyükelçiliği’nin ise notanın teslim alındığına ilişkin belgeye sahip olduğunu belirttiği aktarıldı.

CEZAEVİ KOŞULLARI DA GÜNDEMDE

1894 yılında İngiliz sömürge döneminde inşa edilen Lefkoşa Merkez Cezaevi, Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) tarafından 1992’den bu yana dokuz kez ziyaret edildi.

Hamburger Abendblatt’ın haberinde, CPT’nin 2025 yılındaki son incelemesinde cezaevi koşullarında ciddi bir kötüleşme tespit ettiği ve tutukluların yaşam koşullarını “onur kırıcı” olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Künzel’in davası, 2024 yılında tutuklanmasının ardından Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor. Duruşmaların Eylül ayında da sürmesi planlanırken, savunmanın tutukluluğun sona erdirilmesine yönelik başvuruları şimdiye kadar sonuçsuz kaldı.

Davanın, Avrupa Parlamentosu’ndaki ELAM milletvekili Geadis Geadi’nin şikâyeti sonrasında başlatıldığı bildirildi. Künzel hakkındaki suçlamalar ve tutukluluk süreci, Almanya ile Kıbrıs Cumhuriyeti makamları arasında da diplomatik temaslara konu oldu.