Uzun'un paylaşımı şu şekilde;

'Bozulma Madde’de Değil Molekül'de…

Bir Aptallık ettik kalktık görev kabul ettik…

Bir şeyleri değiştirebileceğimizi sandık yanılmışız…

Belki biraz tuz biber ekleyip lezzet verdik hepsi bu… Tabi ki Takdiri bilenlerin…

Yapılanların kalıcı olacağına inansam yüreğim yanmaz, gelecekte eskisi gibi, belki de daha da kötü olacak…

Tıpkı diğer görev yaptığım yerler gibi…

Yapılanın kalıcı olmasını sağlamalı…

Toplumda herkes şikayet ediyor, herkes bağırıyor…

Bağırmalar Ya konumunu korumak içindir, ya da yeni bir şeyin peşinde olduğu içindir…

Herkes bir köşe tutmuş dokunulmasına müsade etmiyor…

Müziğin Sekiz Notasından sadece bir tanesi kullanılıyor… Hep bana olanı…

Bozulma meğer madde de değil molekülde.

Ne kadar yoğursanız ne kadar karıştırsanız ortaya hepten bozuk şeyler çıkıyor…

Doğrular hem altınızdakini hem de üstünüzdekileri rahatsız ediyor…

Doğrular hem beraber yürüdüklerinizi hem de nedendir bilmem karşımızdakileri rahatsız ediyor…

Ne kadar çok yanlış yaparsanız o kadar çok  dost kazanırsınız…

Yanlış yapanlar neden sorgulanıp, dışlanmıyor diye bir anlam veremiyordum…

Meğerse yanlış kişi söyleneni sorgulamadan yapan ve en çok aranan modeldir…

Memlekette doğru insan kalmadı mı diye hep sorguladım, meğerse olmadığı İçin değil, akıntıya uymadığı içindir…

Memleketin esas sorunu bu işte…

Doğruyu ya hiç atamamak, ya da kazayla atanmışsa görevden alıp yanlışı atamak…

Birileri üç kuruş veya seçim yatırımı yapacak diye Milletin gözünün yaşına bakmadan, acımadan milyonlarca kaynak heba ediliyor…

Kafası çalışan, Doğru olan, iş yapacak olan, Ülkesine fayda sağlayacak olan ne aşağıdakinin omurunda ne de yukardakinin..

Halkımızın mı.?…

Bezmiş, bıkmış, yorulmuş, Onun hiç değil…

Eskiden Halkımız oy vereceği adayı süzgecinden geçiriyordu, İş bilir mi, becerileri ne, ehliyeti nedir o makamı dolduruyor mu, Ülkesine Toplumuna Faydası olur mu diye…

Şimdilerde gör beni göreyim seni… 

İsterse taş üstünde taş kalmasın…

Seçim zamanı kontür parası, konyak parasını ödedi mi, İş sözü verdi mi, Adam yerine koyup ayağına kadar gidip seslendi mi tamam…

Çok haklılar, ne de olsa memleketin en büyük sorunu haline gelen adamlık…

Her pantolon giyenin Adam olmadığı tecrübeyle sabitlemiş…

Eeee fırsat bu fırsat adam olmadan, seçim süresince olsun böyle hissetmek güzel bir duygu olsa gerek...