Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Kıbrıs sorununun “donmuş bir anlaşmazlık” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, mevcut durumun sorunun sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi.

Alithia, Haravgi ve Fileleftheros gazetelerine göre, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği (AB) Konseyi dönem başkanlığını devralması dolayısıyla Alman devlet kanalı ZDF’ye röportaj veren Hristodulidis, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin adadaki tüm kesimler için “inanılmaz fırsatlar” yaratacağını ifade etti.

Hristodulidis, ZDF’nin Kıbrıs sorusunun donmuş bir anlaşmazlık olup olmadığına ilişkin sorusuna yanıtında, Gazze’deki gelişmelerden çıkarılacak dersler bulunduğunu belirterek, “Gerçek anlamda donmuş bir anlaşmazlık yoktur. Bugünkü mevcut durum Kıbrıs sorununun sonu anlamına gelmiyor. Bu durum adanın tüm sakinleri için tehlikelidir” dedi.

AB Konseyi dönem başkanlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hristodulidis, küçük bir ülke olarak gizli bir gündemleri olmadığını, bu nedenle uzlaşı bulmanın kendileri için daha kolay olduğunu ve AB’nin temelinde uzlaşının yer aldığını vurguladı. Güney Kıbrıs’ın dönem başkanlığı sürecindeki üç ana hedefini ise AB’nin stratejik özerkliğinin ve rekabet gücünün artırılması, gelecek yılların ekonomik çerçevesi ile göç ve Ukrayna politikaları olarak sıraladı.

Savunma, enerji ve hammadde alanlarında AB’nin dışa bağımlılığına da dikkat çeken Hristodulidis, savunmada ABD’ye, hammadde konusunda Çin’e ve enerjide Rusya’ya bağımlı olunduğunu kabul etmek gerektiğini söyledi. Bu şartlar altında gerçek bir stratejik özerklikten söz edilemeyeceğini belirten Hristodulidis, rekabet gücünün artırılması, savunma ve güvenliğin güçlendirilmesi ile yüksek enerji maliyetlerinin aşılmasının öncelikli olduğunu ifade etti.

Hristodulidis ayrıca, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığındaki hedeflerinden birinin de Avrupa Birliği’ni Orta Doğu, Hindistan ve Körfez ülkeleriyle daha da yakınlaştırmak olduğunu dile getirdi.

Türkiye ile ilişkiler konusuna da değinen Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ın, Türkiye’nin AB ile yakınlaşmasından en fazla fayda sağlayacak ülkelerden biri olacağını savundu. Ancak bunun için Türkiye’nin AB tarafından belirlenen tüm kriterleri karşılaması gerektiğini öne sürdü. Avrupa’ya yönelen bir komşuyu tercih ettiklerini ifade eden Hristodulidis, Rum kesiminin AB’nin Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerinin geliştirilmesi yönünde çaba göstermeye devam edeceğini söyledi.