Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, dün yaşanan eylemleri değerlendirerek, bunun bir sendikal hak arayışı olmadığını, daha çok muhalif grupların ve yandaşlarının organize ettiği tamamen siyasi bir hareket olduğunu belirtti. Uzun, sabah saatlerinde az sayıda hükümet yanlısı çalışanın sendikaların baskısıyla eyleme katıldığını, ilerleyen saatlerde ise eylemin tamamen muhalif gruplardan oluştuğunu ifade etti.

Gürsel Uzun'un açıklamasının tamamı şöyle:

HAK EDENLER,HAK ETTİĞİ YERE GELMELİDİR Kİ, HAK ARAYIŞI HAK BULSUN…

"Dün eylemleri hep beraber izledik…

Bu bir sendikal hak arayışı değildi, bu daha çok Muhalif gurupların ve yandaşlarının sendikal faaliyetmiş gibi düzenlenen tamamen siyasi bir hareketti…

Sabah saatlerinde Hükümet yanlısı olan az bir kitle çalışanın da sendikaların baskısı sonucu eyleme katılmıştır….

İlerleyen saatlerde onların bir çoğunun çekilmesi sonucunda,gün boyu büyük bir çoğunluğun muhalif guruplardan, en son da tamamen muhaliflerden oluşan gurupların eylemi sürdürdüğünü hep birlikte izledik..

O kadar ileri gittiler ki İktidar partilerini hiçbir zaman oy vermeyen bu gurup temsilcileri, biz uzlaşmaya gelmedik Hükümetin istifasını isteriz, Hükümet istifa etmeden bu eylem bitmez diyenleri de duyduk…

Hükümet partilerine oy verenlerin bunu bir nebze söyleme hakkı olduğuna inanırım….

Amma bu partilere hiç oy vermeyen, bu partiler seçim kaybetsin diye çalışanların, seçim tarihi isteme veya Hükümet istifa diye bağırma hakkları yoktur….

Seçim tarihi yasalarla belirlenmiştir ve nettir…

Bunlar zaten bu partilerin iktidarda bir gün bile kalmasına tahammülü edemeyenlerdir…

Kaldı ki üç partinin oyları ile yüzde altmışa sahip bir meclisin istifasını üç, beş yüz kişi ile talep etme hakkları hiç yoktur…

Hele hele Hem İsa’ya hem de Musa’ya yaramaya çalışanlara ne demeli…

Hem işe hem greve gitmeyenlerle, izin alanlar veya rapor gönderenler eyleme karılanlardan çok daha fazlaydı…

Sayıları çok almasa da bu hükümet tarafından işe alınıp meclis önünde hükümet istifa diye bağıranlar da vardı…

Neden diye sorduğumuzda, hakkımızı yedirmeyiz diyenler oldu…

Bu da Çok ilginçti…

Keşke başkalarının hakkını yerken, birileri dışarda sürünürken, onun hakkını yeyip işe gireceğinde de ben hak yemem deyip işe girmeyi de red etme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Hakka ve Hukuğa gösterdikleri saygıdan dolayı bizim de saygımızı kazanmış olsalardı…

Eyleme katılan, Onun kızı, gelini, bizimkinin damadı, oğlu diye diye kolladıklarımız, öncelik ve ayrıcalıklı muamele gösterdiklerimiz keşke işe girerken biz Hak yeyip yedirmeyiz bunu kabul etmiyor, red ediyoruz deme erdemliğini göstermiş olsalardı…

Artık kayırmaların ve adil adaletli olmadığının yanında ne yapılırsa yapılsın vefanın da olmadığını görüp, Hükümet edenlerin bu gibi istihdamlardan daima uzak durmalıdır…

Hak edenler Hak ettikleri yere gelmelidir ki bu gibi Hak arayışları da Hak bulsun.."