Kıbrıslı iç mimar Aysel Ballıkaya, Milano’da NABA – Nuova Accademia di Belle Arti’de sürdürdüğü Interior Design yüksek lisans eğitimi kapsamında, Biffi, Hearst Italia ve NABA iş birliğiyle gerçekleştirilen “State of Mind – The September Issue” projesinde seçilen yedi genç yetenekten biri oldu.
Milano Fashion Week kapsamında gerçekleştirilen projede, Hearst Italia’nın yedi yayını Harper’s Bazaar, ELLE, Marie Claire, ELLE Decor, Esquire, About: ve Cosmopolitan, yedi NABA öğrencisi tarafından Biffi’nin Milano’daki mağazasında üç boyutlu mekânsal yorumlara dönüştürüldü.
Ballıkaya, About: dergisi için hazırladığı çalışmayı “What Care Builds” başlığıyla geliştirdi. Projesinin çıkış noktasının derginin “Radical Reuse” teması olduğunu belirten Ballıkaya, yeniden kullanım kavramını yalnızca bir malzemenin ikinci kez kullanılması olarak değil, mevcut olana yeniden bakmak ve onun potansiyelini fark etmek olarak ele aldığını ifade etti.
Ballıkaya, projesinin temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Reuse, yani yeniden kullanım kavramını yalnızca bir malzemeyi ikinci kez kullanmak veya sürdürülebilir bir üretim yöntemi olarak ele almak yerine, mevcut olana yeniden bakmak ve onun potansiyelini fark etmek olarak yorumladım. Buradan hareketle projemi ‘What Care Builds’ başlığı altında geliştirdim. Buradaki ‘care’ kelimesini ise Türkçedeki karşılığıyla özen göstermek, bakım vermek ve değer vermek anlamlarında ele aldım.”
KUŞ YUVASI İLHAM OLDU
Konseptin çıkış noktasının doğa olduğunu belirten Ballıkaya, kuşların çevrelerinde bulunan farklı malzemeleri toplayarak bunları koruyucu yapılara dönüştürmesinden ilham aldığını söyledi.
Ballıkaya, “Benim için burada önemli olan yalnızca bir malzemenin tekrar kullanılması değil; onun potansiyelini görebilmek ve ona yeni bir işlev kazandırabilmekti. Bu nedenle kuş yuvası, projenin hem metaforu hem de mekânsal referansı hâline geldi” dedi.
Enstalasyonda yeni malzemeler üretmek veya satın almak yerine kırık dallar, eski askılar, mannequin parçaları ve önceki Biffi vitrinlerinden kalan elemanları yeniden değerlendirdiğini belirten Ballıkaya, bu malzemelerin geçmişlerini gizlemek yerine yeni kompozisyonun bir parçası olarak koruduğunu ifade etti.
Ballıkaya, tasarım ve üretim sürecinin tamamını kendisinin gerçekleştirdiğini belirterek, “Enstalasyonun konsept geliştirme, malzeme seçimi, parçaların işlenmesi ve mekânsal kurulum dahil olmak üzere tüm tasarım ve fiziksel üretim sürecini kendim gerçekleştirdim” ifadelerini kullandı.
BİFFİ’NİN MAĞAZASINDA SERGİLENDİ
Ballıkaya’nın çalışması, Milano Fashion Week süresince Biffi’nin Corso Genova 6’daki mağazasında sergilendi.
Vitrini yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan olarak değil, About: dergisinin fikrini fiziksel bir deneyime dönüştüren bir anlatı alanı olarak ele aldığını belirten Ballıkaya, “Radical Reuse düşüncesi; doğadaki yuva metaforu, yeniden kullanılan malzemeler ve mekânsal kompozisyon üzerinden yeni bir dile dönüştü. Böylece moda, yayıncılık ve iç mimarlık aynı proje içerisinde buluştu” dedi.
Projenin bir diğer bölümünde ise “State of Mind – The September Issue” etkinliğinin davetiyelerini tasarlayan Ballıkaya, davetiyenin konseptini “Edicola” olarak belirledi.
İtalya ve özellikle Milano’nun kent kültüründe önemli bir yere sahip tarihi gazete ve dergi büfelerinden ilham aldığını belirten Ballıkaya, yedi Hearst yayınının davetliyi karşıladığı bir Edicola yorumu tasarladığını söyledi.
Ballıkaya ayrıca About: için proje kapsamında bir röportaj/reportaj çalışması hazırlayarak enstalasyonun arkasındaki araştırmayı, “Radical Reuse” temasının yorumlanmasını ve tasarım sürecini aktardı.
“EĞİTİMİN PROFESYONEL TASARIM PRATİĞİYLE KESİŞTİĞİ BİR DENEYİM”
Projenin farklı tasarım disiplinlerini aynı süreçte deneyimleme fırsatı sunduğunu belirten Ballıkaya, konsept geliştirme, malzeme araştırması, fiziksel üretim, vitrin tasarımı, davetiye tasarımı ve editoryal içerik üretiminin aynı çalışma içerisinde bir araya geldiğini ifade etti.
Ballıkaya, “Fikirlerimizin bir okul ortamının dışında, uluslararası bir moda markası, yayın grubu ve gerçek bir mağaza içerisinde uygulanması benim için eğitimin profesyonel tasarım pratiğiyle doğrudan kesiştiği özel bir deneyimdi” dedi.
Kuzey Kıbrıs’tan eğitim için Milano’ya gelen 24 yaşında bir iç mimar olarak çalışmasını Milano Fashion Week kapsamında Corso Genova’da görmenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Ballıkaya, “Kıbrıs’tan Milano’ya uzanan bu yolculukta kendi ismimin uluslararası bir moda etkinliği içerisinde görünür olması, benim için yalnızca bir proje başarısı değil, aynı zamanda tasarım alanında kendime açtığım yolun önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.
Ballıkaya, “What Care Builds” projesinin temel düşüncesini ise şöyle özetledi:
“Bazen yeni bir şey yaratmanın ilk adımı yeni bir şey aramak değil, zaten var olana daha dikkatli bakmaktır.”






