Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıslı Türklerin adadaki egemen İngiliz askeri üsleriyle ilgili müzakerede "Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geri döndükten sonra söz sahibi olabileceğine” dair açıklaması ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu açıklamaya tepkisi, bugünkü bazı gazetelerde de yer buldu.

Politis gazetesi “Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Dönüşüyle İlgili Açıklamalar Yersiz ve Zamansız” başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanlığının konuyla ilgili açıklamalarının, üzerinde hemfikir olunan çözüm temelinden önemli bir sapma teşkil ettiğini yazdı.

Hristodulidis’in Kıbrıs sorunuyla alakalı olarak özellikle adadaki İngiliz Üsleriyle ilgili yaptığı “yersiz ve zamansız” açıklamaların birçok soru işaretine neden olduğunu yazan gazete, İngiliz Üslerinin akıbetiyle ilgili müzakere yapılması gerekeceğine dair siyasi ve hukuku açından ani ve mesnetsiz tutumun ardından, Rum lider Hristodulidis’in şimdi de İngilizlerle müzakerelerde söz sahibi olmaları için Kıbrıslı Türkleri “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne” geri dönmeye çağırdığını kaydetti.

Hristodulidis’in açıklamasının, sürekli iletişim oyunlarının baskısı altında olmanın getirdiği bir eğilimden ibaret olmaması halinde, bunun Rum kesiminin izlediği stratejiyle ilgili ciddi soru işaretlerine yol açtığı ifade edildi.

Haberde, Kıbrıslı Türklerin “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne döndükten sonra müzakerede söz sahibi olabileceklerine” dair tutumun, üzerinde hem fikir olunan çözüm temelinden önemli bir sapma teşkil etmesi yanı sıra çoktan terk edilmiş mantıklara doğru tehlikeli bir kayma teşkil ettiği de belirtildi.

Gazete, kısa bir süre önce BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le, Guterres’in görev süresinin sona ermesinden önce müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin koşullar meydana getirmenin yollarını tartışan bir başkanın bu tarz görüşler ifade etmesinin merak uyandıran bir şey olduğunu da yazdı.

Bu durumun Hristodulidis’in “pusulasız” bir şekilde ilerlediği izlenimi verdiğini, bunun ise BM kararları ve iki kesimli iki toplumlu federasyonla ilgili üzerinde mutabık kalınan temelle çelişkiye yol açtığını yazan gazete, bir diğer bir ifadeyle Hristodulidis’in, en azından resmi olarak, çözüm istediğini belirttiği çerçeveyi baltalıyor gibi göründüğünü savundu.

En endişe verici olan şeyin ise Hristodulidis’in sözlü söylemleri değil, bu açıklamaların yol açtığı pratik sonuç olduğunu kaydeden gazete, bu söylemlerin sahip olunan niyetlerden bağımsız olarak doğrudan Türk tarafının ileri sürülen uzlaşmazlığını ve bugünkü mevcut durumun (statükonun) sürmesine yatırım yapan Kıbrıslı Türkleri güçlendirdiğini iddia etti.

Haberde Kıbrıs Rum liderliğinin, üzerinde mutabık kalınan şeylerden, özellikle de yaptığı açıklamalarla uzaklaşıyor gibi göründüğü zaman, bunun müzakere için artık ortak bir temel var olmadığını savunanlara mükemmel bir alternatif sunduğu da öne sürüldü.

Gazete “Başkan Ne istiyor” ara başlığı altında ise “tam olarak ne arzu edildiğini” sorgularken, bunun aşırı sağ çevrelere göz kırpan içe yönelik bilinçli bir siyasi manevradan mı yoksa bu açıklamaların sonuçlarını anlama konusundaki tehlikeli bir eksiklikten mi ibaret olduğuna işaret etti.

Bunun aşırı sağ çevrelere göz kırpan içe yönelik bilinçli bir siyasi manevradan ibaret olması halinde, Kıbrıs sorununun özünü küçük siyasi çıkarları ve 2028 yılında yeniden başkanlığa seçilmesi kaygısı uğruna kurban eden bir taktikten söz edildiğini yazan gazete, ikinci şıkkın geçerli olması halinde ise sorununun çok daha derin olduğunu belirtti.

Gazete haberinin devamında ise, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklamasına yer verdi.

Alithia gazetesi ise “Dikkatsiz Açıklamalar” başlığıyla manşetten ve iç sayfadan yer verdiği haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in jeopolitik gerginliğin yaşandığı bir dönemde, plansız bir şekilde tehlikeli cepheler açtığına işaret etti.

Hristodulidis’in tutarlılık, hiyerarşi ve “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” işleyiş biçimini belirleyen kurumsal çerçeveyle teması olmayan açıklamalarının giderek arttığına işaret eden gazete, Hristodulidis’in İngiliz üsleri, Kıbrıs Türk tarafının rolü ve Kıbrıs sorununun “1821’in öğretileriyle” bağlantısına dair geçen günkü açıklamalarının uluslararası anlaşmalarla ilgili konularda devlet ciddiyetinin zayıflığını ve ihtiyatsızlığını temsil ettiğini savundu.

Hristodulidis’in İngiliz üsleri konusunda net bir plan ve planlama olduğunu söylediğini ancak bu planın içeriğini izah etmekten kaçındığını yazan gazete, Hristodulidis’in 1960 anlaşmaları konusunu açtığını da belirtti.

Hristodulidis’in “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için rehber niteliğinde olan 1821 öğretileriyle” ilgili ifadesiyle ne demek istediğini de sorgulayan ve bu ifadenin anlaşılması zor bir şey olduğunu da yazan gazete, iki mesele arasında ortak bir nokta bulunmadığına işaret etti.

Gazete Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın konuya ilişkin tepkisinin, Rum kesimini uluslararası açıdan çelişkili ve tutarsız olarak gösterdiğini de ekledi.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın konuyla ilgili açıklaması Haravgi’de “Olasılık ve Mantık Sınırlarının Dışında”, Fileleftheros’ta ise “Tufan Erhürman Yine Rahatsız Oldu” başlığıyla yer buldu.